KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/10218 E., 2011/527 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve 2250 TL kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, istem gibi karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz olunmuştur. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere, göre davalının kira alacağının tahsiline yönelik temyiz itirazları yerinde değildir 2-Davalının tahliye kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Borçlar Kanunu'nun 260. maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için, istenen kira parasının muaccel (istenebilir) olması ve bu kira bedelinin verilen otuz (30) günlük sürede ödenmemiş bulunması ve ihtarnamede verilen süre içerisinde kira parasının ödenmemesi halinde akdin feshedileceğinin açıkça belirtilmesi gerekir.
Kira parası götürülüp ödenmesi gereken borçlardan olduğundan kiralayana götürülüp elden ödenmesi veya gideri kiracıya ait olmak koşuluyla konutta ödemeli olarak PTT kanalıyla gönderilmesi gerekir. Bundan ayrı, sözleşmede özel bir koşul kabul edilmişse bu husus da gözönünde tutulmalıdır. Açıklanan şekilde yapılmayan ödemeler yasal ödeme olarak kabul edilemez. Ancak teamül haline gelmiş bir ödeme şekli varsa bu şekilde yapılan ödeme de geçerlidir.
Olayımıza gelince; davacı 7.7.2009 tarihinde keşide ettiği ihtarla 2009 yılı Mayıs ve Haziran ayları kira parası 900 TL’nin ödenmesini istemiştir. Bu ihtar davalıya 22.8.2009 günü tebliğ olunmuş, dava ise ihtarla verilen 30 günlük süre dolmadan 14.9.2009 günü açılmış olmakla süresinde değildir. Davalıya gönderilen ihtarnamede Borçlar Kanunun 260. maddesi uyarınca otuz günlük ödeme süresi tanındığından bu sürenin dolması beklenmeden mahkemeden tahliye isteğinde bulunulamaz. Mahkemece tahliye davasının süre yönünden reddi gerekirken yazılı şekilde tahliyeye karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/10218, K. 2011/527, 24 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama