KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/11237 E., 2010/12027 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilemesi davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, üç adet taşınmazda paydaşlığın giderilmesine ilişkindir. Mahkemece taşımazların satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu taşınmazlarda malik olarak görülen miras bırakan ...'nün, dosyada mevcut mirasçılık belgesine göre isminin ... olduğu görülmektedir. Asıl olan tapu kayıtlarının, nufüs kayıtlarına uygun olmasıdır. Bu nedenle mahkemenin öncelikle bu husus üzerinde durması, gerektiğinde taraflara dava açmak için mehil verilmesi, gerekli düzeltme işlemi yapıldıktan ve doğru kayıtlar getirdildikten sonra işin incelenmesi gerekirken mahkemece bu husus üzerinde durulmadan, işin esasına girilerek satış kararı verilmesi hatalı olmuştur.
Kabule göre de;
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir.
Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur.
Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Olayımızda, davaya konu 3393 parsel numaralı taşınmaz üzerindeki mülkiyeti ihtilafsız ağaçların bulunduğu keşfen tespit edilmiş ve değerleri bilirkişilerce belirlenmiş ise de, mahkemece, yukarıdaki esaslar doğrultusunda arza ve muhdesata isabet edecek oranın belirlenerek bu oran dahilinde satım bedelinin taraflara dağıtılması gerekeceği gözönünde bulundurulmadan meyve ağaçlarınn değerinin davalıya ödenmesi şekilde hüküm kurulması da doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/11237, K. 2010/12027, 2 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama