KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/11404 E., 2010/13370 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
512 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av.... ve davalılar vekili Av.... geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, bozma gereklerine uygun şekilde karar verilmiş olmasına, ve delillerin takdirinde de bir isabetsizlik bulunmamasına ve dava konusu payın ilişkin bulunduğu taşınmazın paydaşları arasında fiilen taksim edilerek kullanıldığının kanıtlanmasına göre temyiz eden davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz itirazlarına gelince ;
Dava konusu edilen payın ilişkin bulunduğu 1030 No’lu parselde davalı ...’ın 11 / 100 payı, 23.000 TL bedelle ve davalı ...’nun da 22 / 100 payı 25.000 TL bedelle taşınmazın paydaşlarından ...’dan 24.2.2006 tarihinde satın almaları üzerine davacı yasal üç aylık hak düşürücü süre içinde 13.3.2006 tarihinde Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008 / 214 esas sayılı dosyasında gerek satıcı paydaş, gerek alıcılar hakkında önalım hakkını kullanmak üzere dava açmıştır.
Davanın açılmasından sonra davalılardan ...’nun edinmiş olduğu payı bu kez 15.3.2006 tarihinde 26.000 TL bedelle üçüncü kişi durumundaki ...’e satması nedeniyle davacı 29.6.2006 tarihinde Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006 / 254 esas sayılı dosyasında ... hakkında da önalım davası açmıştır.
Mahkemece davaların birleştirilmesine karar verilmesinden sonra Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008 / 214 esas sayılı dosyasında görülen davada mahkemenin ... adına kayıtlı payın iptaline ve davacı adına tesciline, asıl davada davalıların malik olmaması nedeniyle haklarındaki davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm birleşen davanın davalısı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Hüküm Dairemizin 14.4.2008 gün ve 1812-4692 sayılı kararı ile davalı ...’in taşınmazın fiilen taksim edildiği savunması üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğine işaretle bozulmuştur. Mahkemenin ilk verdiği karar asıl davanın davacısı ve davalıları tarafından süresi içinde temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir.
Davalar birleştirilmiş olsa da her dava bağımsız nitelik taşıyacağından her davanın kendi özellikleri ve niteliklerinin kendi yapısı içinde göz önünde bulundurulması gerekir. Dairemizin bozma kararından sonra bozma ilamı doğrultusunda araştırma yapan mahkeme, bu kez davalı ...’in fiili taksim savunmasını kanıtladığından söz ederek hakkındaki davanın reddine karar verirken kesinleşmiş olan asıl davanın da yine reddi ile davalıları yararına nispi vekalet ücretine hükmetmiştir.
Yukarda açıklandığı üzere söz konusu davaya ilişkin verilen karar başlangıçta temyiz edilmeyerek kesinleşmiş olduğundan mahkemece hiç hüküm kurulmaması ya da kararın kesinleşmesi sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yine esası hakkında karar verip davacı aleyhine vekalet ücretine hükmetmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/11404, K. 2010/13370, 7 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama