KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/11597 E., 2011/1877 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, kiralananın tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davada ve takipte dayanılan ve hükme esas alınan 01.06.2003 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede aylık kira parasının 700,00TL olduğu ve her ayın birinci günü ödeneceği kararlaştırılmış, özel şartlar 7.maddesinde de kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ait olduğu döneme ilişkin tüm kira bedelinin muacceliyet kesbedeceği kararlaştırılmıştır.
Davacı alacaklı 21.1.2009 tarihinde başlatmış olduğu icra takibinde haciz ve tahliye istekli borçlunun Kasım 2008 – Ocak 2009 ayları kira parasının süresi içinde ödemediğini, Şubat 2009 - Mayıs 2009ayları kira parasının ise muaccel hale hale geldiğini, aylık 1.250,00 TL'den toplam 8.750,00 TL kira parasının ödenmediğini ileri sürerek tahsilini istemiştir. İhtarlı ödeme emri borçluya 29.01.2009 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Alacaklının düzenlediği talepnamede aylık 1.250,00 TL 'den toplam 8.750,00 TL asıl alacak için talepte bulunulmuş ise de ödeme emrinde alacak miktarı 3.750,00 TL olarak gösterilmiştir. Alacaklı Borçlar Kanununun 260.maddesindeki ihtar yerine geçen bu ödeme emrindeki yanlışlığı şikayet yoluyla düzelttirip yeni bir ödeme emri tebliğ ettirmediğine göre temerrüde bu miktarın esas alınması gerekir.
Borçlu ödeme emrinin tebliğinden önce 28.01.2009 tarihinde 3.750,00 TL kira parasını ödemiştir. Bu durumda mahkemece, borçlunun ödeme emrinde belirtilen alacağın tümünü ödediği gözetilmeksizin yazılı şekilde tahliyeye karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/11597, K. 2011/1877, 23 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama