KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/12855 E., 2011/2183 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
543 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş, ancak işin niteliği gereği duruşmaya tabi olmadığından, duruşma isteğinin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, bir adet taşınmaz üzerinde kat irifakı kurulmuş yirmibeş adet bağımsız bölümdeki paydaşlığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne, paydaşlığın satılarak giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan ... oğlu ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, dava konusu 1099 ada 88 parselde bulunan 1679 m2 alanlı taşınmaz için çizilen projeye göre 25 bağımsız bölümlü kat irtifaklı bodrum, zemin ve 1. kattan oluşan inşaatların tamamlandığı 2.kat ile 3.kat inşaatının henüz yapılmadığını, ...'nun 1505/3350 pay ile 1, 2, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24 no'lu bağımsız bölümlerin, 20/3350 pay karşılığı ... oğlu ..., 20/3350 pay ile ... oğlu ... ...'un 2 no'lu bağımsız bölümün ve 150/3350 pay ile 25 no'lu bağımsız bölümün ise davacı ... adına kayıtlı olup TEK Genel Müdürlüğü adına daimi irtifak bulunduğunu,
kat irtifakı bulunan ve bağımsız bölümleri henüz inşa edilmeyen taşınmazlarda bağımsız bölümler üzerinde ortaklığın giderilmesi mümkün olmadığını ileri sürerek inşaası biten 17 adet bağımsız bölüm ile henüz inşaatı yapılmayan 10 adet bağımsız bölümler üzerindeki ortaklığın satılarak giderilmesini istemiştir.
Davalı ... oğlu ... ve ... oğlu ... vekili davanın reddini savunarak taşınmazlar üzerinde kat irtifakı kurulu olduğunu aradan uzun yıllar geçmesine rağmen kat mülkiyeti kurulamadığını, davalı ... vekili, taşınmaz üzerindeki 2. ve 3. kat inşa edilemediğinden zararın büyük olduğunu, henüz yapılmayan 2. ve 3. katların paylaştırılmasının mümkün olmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalılardan ... oğlu ... oğlu ... taşınmazda paydaş olmadığından ve TEK Genel Müdürlüğü daimi irtifak hakkı sahibi bulunduğundan, bu davalılar yönünden pasif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine, davalılar ... ve ... oğlu ... hakkında açılan davanın kabulüne, 1099 ada 88 parselde kayıtlı taşınmaz üzerindeki ortaklığın satılarak giderilmesine satış bedelinin tapu kaydındaki paylarına göre bölüştürülmesine karar verilmiştir.
634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 7. maddesine göre, kat mülkiyetine veya kat irtifakına tabi olan taşınmazda ortaklığın giderilmesi istenemez. Bağımsız bölümler, bağımsız bir taşınmaz gibi dava ve takip konusu olabilir, bu bağımsız bölümlerde ortaklığın giderilmesi istenebilir.
Yine aynı kanunun 17/1. maddesinde; kat irtifakı sahipleri, ortak arsa üzerinde yapılacak yapının, sözleşmede yazılı süre içinde başlaması ve tamamlanması için kendilerine düşen borçları yerine getirilmesini, karşılıklı olarak isteme ve dava etme hakkını sahiptirler. kat irtifakı sahipleri yapının tamamlanması için kendi aralarından veya dışardan bir veya birkaç kişiyi yönetici olarak tayin edebilirler. kat mülkiyeti yöneticisinin görev, yetki ve sorumluluklarına dair hükümler bu yönetici hakkında da uygulanır. kat irtifakı kurulmuş taşınmazlarda yapı fiilen tamamlanmış ve bağımsız bölümlerin üçte ikisi fiilen kullanılmaya başlanmışssa kat mülkiyetine geçilmemiş olsa dahi ana taşnmazın yönetiminde kat mülkiyeti hükümleri uygulanır hükmü öngörülmüştür.
Dosyada mevcut tapu kayıtlarından davaya konu 1099 ada 88 parsel sayılı taşınmazın üzerinde 25 adet kat irtifakı tesis edilen bağımsız bölümlerin kat irtifakı sahipleri adına tam mülkiyet olarak kayıtlı olduğu görülmektedir. Paylı mülkiyete konu bağımsız bölüm yoktur. Bu durumda kat irtifakına tabi ve paylı mülkiyete tabi olmayan taşınmazlar için satış kararı verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/12855, K. 2011/2183, 28 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama