KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/13373 E., 2011/3143 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2011
- Mahkemesi
- Mersin 2.İcra Mahkemesi
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağı ve hasar bedelinin tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine davalı borçlunun yasal süresinde itiraz etmesi üzerine davacı alacaklı itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere ve karar yerinde yazılı gerekçeye göre davalının tahliyeye yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının alacağa yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı alacaklı davalının kiracı olduğu taşınmazı 12.02.2009 tarihinde satın aldığını belirterek sözlü kira sözleşmesine dayanmak suretiyle 01.12.2009 tarihinde başlatmış olduğu icra takibinde dokuz aylık kira bedeli 1.800.-TL ve 1000.-TL hasar bedeli olmak üzere toplam 2800.-TL'nin tahsilini istemiştir. Davalı borçlu itirazında aylık kira bedelinin 150.-TL olarak kararlaştırıldığını ve bu miktar üzerinden talep edilen kira bedellerini ödediğini bildirmiştir.
Davacı, aylık kira parasının 200.-TL olduğunu kanıtlamak zorundadır.
Davacı aylık kira parasının 200.-TL olduğunu yazılı belge ile kanıtlayamadığına göre davalının bildirdiği aylık kira bedeli 150.-TL esas alınmak suretiyle alacak miktarı saptanıp bu miktar üzerinden itirazın kaldırılması ve takibin devamına karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi kiracının kiralananı iade borcunun kira sözleşmesi sona erdikten sonra doğacağı, henüz geri verme borcu doğmadan kira ilişkisi devam ederken, kiralanan boşaltılıp, teslim edilmeden hasar bedelinin istenemeyeceği hususunun da gözardı edilmesi de doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/13373, K. 2011/3143, 15 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama