KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/3549 E., 2010/8373 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30.10.2009
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ..., ..., ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, bir parça taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece dava konusu taşınmazın satılarak ortaklığının giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir.
Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur.
Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Olayımıza gelince; dava konusu taşınmaz üzerinde üç adet binanın ..., ... ve ...’ya ait bulunduğu konusunda taraflar arasında çekişme bulunmamaktadır. Muhdesat konusunda taraflarca ittifak sağlandığı gibi taşınmaz üzerindeki 18 no'lu binanın ...’e ve 20 nolu binanın ise ...’ya ait olduğuna dair kesinleşmiş mahkeme ilamı bulunmaktadır. Mahkemece taşınmaz üzerindeki evlerin satış bedelinin yukarda belirtilen esaslar çerçevesinde oran kurularak satış bedelinin bu oranlar dahilinde muhdesatlara isabet eden kısmın muhdesat sahibi paydaşlara, geri kalan bedelin ise payları oranında paydaşlara dağıtılması gerekirken bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/3549, K. 2010/8373, 1 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama