KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2010/550 E., 2010/5070 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
394 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, onbeş adet taşınmazın ortaklığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece taşınmazların satışına karar verilmiş, hüküm davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalıların ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarına gelince ;
Ortaklığın satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs. gibi bütünleyici parça ( muhdesat ) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta tüm paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa, bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir.
Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza, ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesatın) arzın paydaşlarına değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay verme mümkün değildir.
Olayımıza gelince; dava konusu edilen ve satışına karar verilen ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar üzerinde muhdesatlar bulunmakta olup mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın davacı, ... parsel üzerindeki binanın davalılardan ... tarafından yapıldığı belirtilerek oran kurulmak suretiyle satış bedelinin dağıtılması gerektiği belirtilmiştir.Dava konusu ... parsel sayılı taşınmaz bahçeli kerpiç ev,
... parsel sayılı taşınmaz arsa vasfıyla tarafların mirasbırakanı ... adına kayıtlı olup üzerindeki binaların kimlere ait olduğu konusunda tapuda şerh ve taraflar arasında ittifak bulunmamaktadır. Buna rağmen mahkemece satış kararı verilirken bilirkişilere yaptırdığı oranlama dahilinde satış bedelinin bölüştürülmesine karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/550, K. 2010/5070, 28 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama