KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/5524 E., 2010/13068 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
461 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının kiralananın tahliye ve teslim tarihine kadar olan kira alacağına ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 8.9.2008 başlangıç tarihli ve yirmi iki ay süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede aylık kira bedelinin 700.-TL olduğu ve her ay girmeden nakit olarak ödeneceği belirtilmiş, sözleşmenin hususi şartlar 7.maddesinde ise kiraların zamanında ödenmemesinin geri kalan kiraların peşinen ödenmesine sebep olacağı kararlaştırılmıştır.
Davacı dava dilekçesinde, davalıların kira bedellerini süresinde ödemediklerini, kira sözleşmesinin 7.maddesi gereği 22 aylık kira bedelinden geriye kalan 19 aylık kira bedeli 13300.-TL'nin 8.12.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini istemiştir.
Davalılar vekili davacıya ait evin kaloriferli olması sebebiyle müvekkillerince kiralandığını kiralananda kalorifer tesisatının döşeli olmasına rağmen kaloriferin onbeş yıldır hiç yanmadığını öğrendiklerini, kira sözleşmesinin bu haklı sebebe dayanılarak 25.11.2008 keşide 2.12.2008 tebliğ tarihli ihtarname ile fesh edildiğini ve kiralanana ait anahtarın Buldan Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2008/25 Değişik İş sayılı dosyasında yazı işleri müdürüne 1.12.2008 tarihinde teslim edildiğini sözleşme sonuna kadar olan kira bedellerinin talep edilemeyeceğini ve davanın reddini savunmuştur.
Kiralananın anahtarının usulüne uygun şekilde kiralayan davacıya teslim edildiğini yazılı delilerle kanıtlama yükümlülüğü davalı kiracıya aittir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14.10.1998 tarih ve 1998/13-709, 1998/722 K. ve 12.7.2005 tarih ve 2006/6-89 Esas, 2006/89 K.) anahtar teslim edilmediği sürece kiralananın kiracının işgalinde olduğunun kabulü gerekir. Kiralayanın anahtarı almaktan kaçınması halinde kiracı tevdi mahalli tayini isteyip tayin edilecek
yere yada notere anahtarı teslim etmesi ve bu durumu kiralayana bildirmesi gerekir. Kiracının kiralananı iade borcu ancak bu şekilde durumun kiralayana bildirildiği tarihte son bulur. Aksi halde kiracının kira parasını ödemek dahil olmak üzere sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri devam eder.
Davalı vekili kiralanana ait anahtarın 1.12.2008 tarihinde mahkeme yazı işleri müdürüne teslim edilmek suretiyle kiralananın tahliye edildiğini bildirmiş ise de davacı kiralayana anahtarın teslim edildiğine dair tebligat 6.1.2009 tarihinde yapılmıştır. Bu durumda kiralananın 6.1.2009 tarihinde tahliye ve teslim edildiğinin kabulü gerekir.
Kira sözleşmesi haklı sebeple fesih edildiğine göre mahkemece, davalıların kiralananın tahliye ve teslim edildiği tarihe kadar kira sözleşmesi gereğince ödemesi gereken kira parası ile sorumlu tutulması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/5524, K. 2010/13068, 30 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama