KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/6048 E., 2010/11409 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
465 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava imar amacıyla esaslı surette tamir, tevsi ve tadil nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde davalının müvekkiline ait Sinop ili ....... mahallesi .........,Caddesi no:9/8 sayılı adresinde bulunan 6 katlı binanın zemin katındaki dükkanda 1.1.2008 başlangıç tarihli sözleşme ile kiracı olduğunu, sözleşmenin yenilenmeyeceğinin davalıya ihtaren bildirildiği halde tahliye etmediğini.taşınmazın çok eski yapı olması nedeniyle binada imar maksatlı esaslı surette tamir ve tadilat yapacağını, yapılacak değişiklikle binanın daha kullanışlı ve estetik yönden daha güzel hale getirilmesinin istendiğini,
tadilat projesinin ve inşaat ruhsatı alındığını bu nedenle binada esaslı tadilat nedeniyle can ve mal güvenliği açısından oturulmasının mümkün olmadığını belirterek kiralananın tahliyesini istemiştir.Davalı vekili ise 1.1.2007 tarihli sözleşmenin müvekkilinin bilgisi haricinde yapıldığını kira sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığını,taşınmazın müvekkilinin murisi tarafından kiralandığını kira başlangıcının da 1.1.2007 tarihi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
6570 Sayılı Yasanın 7/ç maddesi hükmüne göre taşınmazı yeniden inşa veya imar amacıyla esaslı surette tamir tevsi ve tadilat için açılacak davaların İ.İ.K.nun 272.maddesinin kıyasen uygulanması suretiyle kira sözleşmesinin bitimini takip eden bir ay içinde açılması gerekir. Daha önce veya bu bir aylık süre içersinde sözleşmenin yenilenmeyeceğine ilişkin tahliye iradesi kiracıya bildirilmiş ise bu bildirimi takip eden dönem sonuna kadar dava açılabilir. Dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup davalı ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden gözönünde bulundurulması gerekir.
Davanın süresinde açılıp açılmadığının belirlenebilmesi için öncelikle kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin ve süresinin bilinmesi zorunludur. Davacının bildirdiği bu tarihlere davalı karşı çıkarsa uyuşmazlığın tarafların gösterecekleri tanık dahil bütün deliler toplanarak bir hadise olarak çözüme kavuşturulması gerekir.
Olayımızda.
Davacı dava dilekçesinde en son kira sözleşmesi olan 1.1.2008 başlangıç tarihli ve 31.12.2008 bitim tarihli sözleşmeye dayanarak imar amacıyla esaslı tamir,tevsi ve tadil nedeniyle kiralananın tahliyesini istemiştir.Davalı cevap dilekçesinde kiracılığa karşı çıkmamış ancak davalının dayandığı 1.1.2007 başlangıç tarihli kira sözleşmesi altındaki imzanın kendisine ait olmadığını ve kira başlangıcının da 1.1.2007 tarihi olmadığını beyan etmiştir.Davanın süresinde açılıp açılmadığının tespiti için kira sözleşmesinin başlangıcının ve süresinin bilinmesi gerekir.Öncelikle davacı tarafından ibraz edilen 1.1.2007 ve 1.1.2008 başlangıç tarihli yazılı
kira sözleşmeleri altındaki imzalar davalı tarafından kabul edilmediğine göre bu sözleşme altındaki imzaların davalı kiracıya ait olup olmadığı konusunda bilirkişi aracılığıyla imza incelemesi yaptırılarak, imzanın davalıya ait olduğunun anlaşılması halinde davanın sözleşmeye göre süresinde açılıp, açılmadığı üzerinde durulması,
imzaların davalıya ait olmadığının belirlenmesi durumunda ise yukarıda açıklandığı üzere kira sözleşmesinin başlangıcı ve süresi konusunda tarafların delillerinin toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmadan işin esası hakkında karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/6048, K. 2010/11409, 25 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama