KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/6055 E., 2010/13761 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, kira alacağının tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline ve alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından icra inkar tazminatına yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Davada ve takipte dayanılan ve hükme esas alınan 01.01.2002 başlangıç tarihli kira sözleşmesi hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Anılan kira sözleşmesi uyarınca aylık kira bedelinin senelik 7.670,00 Euro olduğu, 30 Haziran ve 30 Eylül'de olmak üzere iki eşit taksitte ödeneceği, zamanında ödenmeyen kira bedeline aylık %10 gecikme faizi uygulanacağı kararlaştırılmıştır. Davacı vekili bu sözleşmeye dayanarak 01.01.2004 – 30.11.2005 arası aylar kira parası ve işlemiş faizi olmak üzere toplam 26.206,00 TL'nin tahsili için Kemer İcra Müdürlüğü’nün 2006 / 813 sayılı dosyası ile 28.03.2006 tarihinde icra takibi yapmış, takibe yasal süresi içinde itiraz eden davalı, alacaklıya talep edilen borcu bulunmadığını belirterek borca ve fer’ilerine itiraz etmiştir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının alacağını doğrudan mahkemede dava ederek haklı çıkması, alacağın likit ve muayyen olması gerekir. Eğer alacaklı itirazın iptali davasında haklı çıkar ve borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse istek halinde alacaklı yararına, eğer davalı borçlu haklı çıkar ve dava reddedilirse bu kez alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olması koşulu ile yine istek halinde borçlu yararına tazminata hükmedilir. Yasa ile güdülen amaç borçlu olduğu miktarı bilebilecek durumda olan borçlunun ödeme emri üzerine icra borcunu inkar etmesini önlemek, gerçekte alacaklı olmayan alacaklının da borçluya zarar vermesini engellemektir.
Somut olayda; borçlunun itirazında haksız olduğu kabul edildiğine ve kira parasının kira sözleşmesinde belirlenmiş ve likit bulunmasına göre davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, alacağın likit olmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gibi Borçlar Kanunu'nun 104/son maddesine aykırı olacak şekilde faize faiz yürütülmesi de doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Hüküm, bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/6055, K. 2010/13761, 15 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama