KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/7440 E., 2010/11832 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
544 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, temerrüt ve akde aykırılık nedeni ile kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, kiralananın lokanta, kafeterya ve otel olarak işletilmek üzere kiraya verildiği halde davalı tarafça lokantanın düğün salonu, otelin yurt binası olarak, kafeteryanın da başka amaçlarla kullanıldığını, kira kontratında yazılı olduğu gibi kullanılmadığını, kira parasının süresinde ödenmediğini, noter ihtarı ile akde aykırılığın giderilmesi ve kira parasının ödenmesinin talep edildiğini, akde aykırılığın giderilmediğini, kira parasının hep son anda yatırılıp süresinde ödenmediğini bildirerek temerrüt ve akde aykırılık nedeni ile kiralananın tahliyesini istemiştir.
Davalı vekili, kira parasının alınmaması üzerine tevdi mahalli tayin ettirilerek belirlenen banka hesabına ödendiğini, akde aykırılığın giderilmesi ve eski hale getirilmesi için belirli bir süre verilmeden noter ihtarı gönderildiğini bu nedenle noter ihtarının yasal olmadığını kiralananın onyedi aydır aynı şekilde kullanıldığnı, bu durumun davacı tarafça bilindiğini zimni olarak izin verildiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Borçlar Kanununun 260.maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için istenen kira parasının muaccel (istenebilir) olması ve bu kira bedelinin ihtarname ile verilen otuz (30) günlük sürede ödenmemiş olması ve verilen süre içerisinde kira parasının ödenmemesi halinde akdin feshedileceğinin açıkça belirtilmesi gerekir.
Borçlar Kanunu’nun 256. maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı kira süresi boyunca tam bir ihtimam dairesinde kullanmak zorundadır. Anılan madde hükmü gereğince akde aykırılıktan dolayı kiracının tahliyesine karar verilebilmesi için kiracıya akde aykırı davranışına son vermesi hususunda kiralayan tarafından süreli bir ihtar tebliğ ettirilmesi ve tanınan bu süre içerisinde de akde aykırılığın giderilmemiş olması gerekir. Kiralananın
açıktan fena kullanılması durumunda akde aykırılığın giderilmesi amacıyla kiracıya ihtar gönderilmesine gerek yoktur.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, kararın dayandığı gerekçelere mevcut deliller takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde bir isabetsizlik bulunmamasına ve akde aykırılığın giderilmesi konusunda davalıya uygun süreli ihtarname gönderilmediğinin anlaşılmasına göre davacının akde aykırılık sebebine dayanan davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacının temerrüt sebebiyle tahliye isteğine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; davacı, aralarındaki kira sözleşmesi gereğince bugüne kadar ödenmeyen 4.916-TL kira parasının 30 gün içinde ödenmesi için 06.08.2009 keşide 10.08.2009 tebliğ tarihli noterde düzenlenen temerrüt ihtarnamesini davalı kiracıya göndermiştir. Davalı ise sözleşmeye uygun olarak kira bedeli ödemelerinin yapıldığını savunmuştur.
Dosyada bulunan tevdi yeri tayini kararına göre tevdi yeri olarak belirlenen banka hesabına 10.09.2009 tarihi itibarı ile talep edilen 4.916-TL kira bedeli tam olarak defaten ödenmiştir.
Davacının, davalıya 06.08.2009 keşide tarihli temerrüt ihtarını gönderdiği ve bu noter ihtarının 10.08.2009 tarihinde tebliğ edildiği, 30 günlük ödeme süresinin tebliğ tarihine göre 09.09.2009 tarihinde dolduğu ve ödemenin ise süresinden sonra olmak üzere 31.gün olan 10.09.20009 tarihinde yapıldığı ve böylece temerrüt olgusunun gerçekleştiği dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Mahkemece, temerrüt nedeni ile tahliye istemli olarak açılan davada temerrüt olgusunun gerçekleşmiş olması nedeni ile Borçlar Kanununun 260. maddesi gereğince kiralananın tahliyesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile tahliye isteminin reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Hüküm, bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/7440, K. 2010/11832, 1 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama