KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/8508 E., 2010/14029 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Korkuteli İcra Mahkemesi
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması isteminde bulunmuştur. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmesi üzerine karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı vekili dava dilekçesinde davalı hakkında kira alacağının tahsili için yapılan takibe davalının borcu olmadığını belirterek itiraz ettiğini, haksız itirazın kaldırılması, takibin devamı ve % 40 tazminata hükmedilmesini istemiştir. Davalı ise takip talebinde hangi aylara ilişkin kira bedelinin istendiğinin belli olmadığını, daha önceki taleplerinde fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Takipte dayanılan ve karara esas alınan 01.08.2001 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede aylık kira parası 50 TL olarak belirtilmiş, özel şartlar 6. maddesinde de sözleşmenin devamı halinde aylık kiranın %50 oranında arttırılacağı kararlaştırılmıştır. Özgür irade ile kararlaştırılan bu hükümler geçerli olup tarafları bağlar.
Davacı vekili, kiracı borçluya gönderilen örnek 13 ödeme emrinde, bu sözleşmeye dayanarak 5000 TL kira farkının tahsilini istemiştir. Mahkemece, bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de bilirkişi raporunda davalı borçlu tarafından yapılan ödemelerin dikkate alınmadığı görülmektedir. Bu nedenle bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir.
Mahkemece, davacıya ödeme emrinde hangi aylara ilişkin kira parasının istendiğinin açıklattırılarak, istenen dönemlerde davalı borçlu tarafından yapılan ödemeler düşülerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yeterli olmayan bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/8508, K. 2010/14029, 20 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama