KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/9134 E., 2010/14377 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
512 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar davacılar ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, 8.100 TL kira parası, 6.000 TL icra dosyasına yatırılan bedelin iadesi, 1.070 TL yakıt parası ve 814.73 TL su parasının tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 345.15 TL su parasının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacılar vekili ve davalı tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına ve kiralananın oturma ruhsatı bulunmadığından belediyece 06.02.2000 tarihinde süresiz olarak kapatılıp davalının fiilen kullanmadığı aylara ilişkin kira parası ve yakıt giderinden sorumluluğunun olmadığının anlaşılmasına, davalının kiralananı kullandığı döneme ait su parasının tahsiline karar verilmesinde bir usulsüzlük olmamasına göre temyiz eden davalının tüm ve davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacılar vekilinin icra dosyasına yatırılan 6.000 TL alacağa ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 07.10.1999 başlangıç tarihli ve dört yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Temyize konu uyuşmazlıktan önce taraflar arasında Ankara 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2003 / 73-116 sayılı dosyasında görülen davada davacılar Şubat –Mart 2000 ayları kirasının tahsiline yönelik yapılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptali, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ile Nisan-Aralık 2000 arası aylar kirasının tahsilini talep etmişler, mahkemece yapılan yargılama sonucu davanın kısmen kabulü ile davacıların kira alacağı talebinin feragat nedeniyle reddine, Borçlar Kanunu’nun 264. maddesi gereğince altı aylık kira bedeli 6.000 TL’nin davalıya verilmesi halinde kiralananın tahliyesine karar verilmiştir.
Davacılar da taşınmazın tahliyesini temin için hükümde belirtilen 6.000 TL’yi Ankara 20.İcra Müdürlüğü’nün 2001 / 1871 sayılı dosyasına 09.05.2001 tarihinde yatırmışlardır Bu bedel 17.05.2001 tarihinde davalıya ödenmiştir. Ne var ki mahkemenin kararı Dairemizin 05.07.2001 gün ve 5403-5686 sayılı kararı ile istem dışına çıkılarak karar verilmesinin doğru olmadığına işaretle bozulmuştur.
Bozma sonrasında yapılan yargılamada da temerrüt koşulları oluşmadığından mahkemece tahliye isteminin reddine karar verilmiş ve hüküm 30.09.2003 tarihinde kesinleşmiştir. Bu arada kiralanan da icraen 16.05.2001 tarihinde tahliye edilmiştir. Davacılar icra dosyasına 6.000 TL’yi mahkemenin bozulan kararına istinaden yatırmışlardır. Ancak bozma ilamı ile yatırılan bu miktarın dayanağı kalmamıştır.
Her ne kadar davacılar İcra ve İflas Kanunu’nun 40. maddesi gereği paranın iadesi için eski hale getirme talebinde bulunmuşlarsa da İcra Müdürlüğü’nce bu istek ret edilmiş ve temyiz dilekçesine ekli kararlara göre de davacıların şikayet başvurusu Ankara 1. İcra Hukuk Hakimliği’nin 26.05.2005 gün ve 2005 / 91-235 sayılı kararı ile ret edilip, ret kararı Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 07.10.2005 gün ve 14981-19246 sayılı kararı ile onanmıştır.
Bu durumda yatırılan paranın icra dosyasından alınma olanağı kalmamıştır. Davacıların geçirilen aşamalar sonucu dayanağı kalmayan miktarı dava yolu ile davalıdan talep etmelerinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Mahkemece 6.000 TL alacak kalemi yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu konudaki istemin de ret edilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/9134, K. 2010/14377, 28 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama