KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/9234 E., 2011/1195 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
551 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalılar ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, ödenmeyen kira, elektrik ve su parasının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacıya ait iş yerinde davalı şirketin 01.03.2006 tarihli sözleşme ile kiracı olduğunu, diğer davalı ...'in ise sözleşmenin 22. maddesi gereğince kiracı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, kira bedelinin her ayın 5. akşamı mesai saati bitimine kadar ödeneceği, süresinde ödenmesi halinde aylık %5 faiz ödeneceğinin, herhangi bir aya ait kira bedelinin ödenmemesi durumunda da geri kalan aylara ait kira bedellerinin muaccel olacağının kararlaştırıldığını ,2006/2007 yılı kira bedelinin aylık 8.030,00 TL olup, 2006 yılı 3.ayına ait kira parasının ödenmediğini,
ayrıca elektrik ve su bedellerinin de davacı tarafından ödenmek zorunda kalındığını, davalıların 11 ay 20 günlük toplam 93.680,00 TL kira borcu, 31.950,009 TL elektrik borcu ile 15.000,00 TL su borcu olduğunu, yapılan icra takibinin itiraz nedeniyle semeresiz kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile kira,
elektrik ve su borcundan dolayı şimdilik 20.000,00 TL nin kira bedeline ilişkin kısmın temerrüt tarihi olan 06.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %60 akdi faizi ile diğer alacaklar için ise ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müsteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili davanın reddini savunmuştur.Mahkemece davalı tarafın kira bedellerini ödediğini ispat edemediği gibi, 2,5 ay olarak kabul ettiği kira bedelinin de 20.074,75 TL olduğu, kısmi dava olması nedeniyle diğer iddia edilen hususların istendiği zaman yeniden değerlendirilebileceğinden bahisle davacı tarafın fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak suretiyle, 20.000 TL kira bedeline ilişkin kısmın 06/03/2006 tarihinden itibaren % 60 Akti faiz ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Davacı tarafından dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak suretiyle talep edilen 20.000,00 TL alacak içerisinde kira borcundan kaynaklanan alacak ile birlikte davalı tarafından ödenmesi gerektiği halde ödenmediği iddia edilen elektrik ve su borcundan kaynaklanan alacak kalemleri de bulunmaktadır.
Ne var ki, dava dilekçesinde söz konusu bedelin ne kadarının kira, ne kadarının elektrik ve ne kadarının da su borcuna ait olduğu açıklanmadığı gibi, bu konuda mahkeme de davacıdan açıklama istememiştir.
Öncelikle talep edilen miktarın ne kadarının kira, ne kadarının elektrik ve ne kadarının da su borcundan kaynaklandığının davacı tarafa açıklattırılarak sonucunu göre bir karar verilmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmadan ve istek kalemleri içerisinde talebin aşılması sonucunu doğuracak şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Öte yandan davacı vekili tarafından dava dilekçesinde kira, elektrik ve su parasının tahsili isteminde bulunulmuş olup, mahkemece fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak suretiyle kira parasına ilişkin olarak 20.000,00 TL nin tahsiline karar verilip, elektrik ve su parasına yönelik taleple ilgili olarak olumlu-olumsuz bir karar verilmemiş olması da doğru değildir. HUMK.nun 388/son fıkrası uyarınca istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. HUMK.nun 388.maddesine aykırı olarak yazılı şekilde karar verilmesi de hatalıdır.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/9234, K. 2011/1195, 3 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama