KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/12302 E., 2012/742 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Kiralananın tahliyesi
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira sözleşmesine aykırılık nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, 1986 yılından itibaren önce davalının babasının sonra davalının davacıya ait dükkanı kiraladığını, kiralananın ilk yapıldığından bu tarafa davalı taraf ve babası tarafından kullanıldığını,davalının mülkiyeti babasına ait bitişik dükkan ile kiralanan arasındaki duvarı yıkıp kaldırdığını duvarı örmek isteğine karşı çıktığını belirterek akde aykırılık nedeniyle akdin feshine, davalının taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, taşınmazın mevcut haliyle arada duvar olmadan müvekkiline kiralandığını sözlü kiranın başladığı 1986 yılından itibaren bu şekilde kullanıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Taraflar arasındaki kira sözleşmesi sözlüdür. Mahkemece yapılan keşif neticesi bilirkişi tarafından kiralanan ile mülkiyeti davalının babasına ait bitişik dükkan arasındaki duvarın mevcut olmadığı, tek dükkanmış gibi yem ve satış deposu olarak kullanıldığı, yıkımın yakın zamanda yapılmadığı tesbit ve rapor edilmiştir. Davalı ve davacı tanıkları da bu kullanım şeklinin uzun yıllardır devam ettiğini beyan etmişlerdir.
Nitekim davacı da temyiz dilekçesinin dördüncü paragrafında özetle '' tahrifatın eski mi yeni mi olduğu önem arz etmemektedir. Taşınmazı yıllardır önce babası sonra davalı kullanmış başka kiracı olmamıştır. Müvekkilin Antalya'da yaşamasını fırsat bilen davalı taraf duvarları yıkmış tüm ihbarlara rağmen düzeltmemiştir.
Bu güne kadar bu hususta iyiniyetli davranarak davalıya karşı uyum sergileyen davacı tarafa karşı bunu istismar eder savunmada bulunmuş olması iyiniyetin istismarından başka bir şey değildir.'' demek suretiyle zımni muvafakatı doğrulamıştır. Yıllar önce yapıldığı anlaşılan değişikliklere davacı tarafın ses çıkarmamak suretiyle zimnen muvafakat ettiği, bu nedenle de akde aykırılık olgusunun gerçekleşmediği gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/12302, K. 2012/742, 26 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama