KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/1873 E., 2011/5968 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29.9.2010
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan Emine Mengi tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, bir adet taşınmazda paydaşlığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hükmü davalı tarafından temyiz etmiştir 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince:
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir.
Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur.
Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Mahkemece, dava konusu edilen ve satışına karar verilen taşınmazın paydaşlığının giderilmesine karar verilirken, hüküm fıkrasında satışın ne şekilde yapılacağı ve satış bedelinin ne şekilde dağıtılacağının gösterilmesi ile yetinilmesi gerekirken, taşınmaza satış aşamasında yeniden değer takdir edileceği göz önünde bulundurulmadan bilirkişi tarafından belirlenen değerin hüküm fıkrasında gösterilmek suretiyle infazda tereddüt uyandıracak şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat yönünden yukarda belirlenen esaslar dairesinde oran kurulmuş ise de satış bedelinin bu oranlar dahilinde dağıtılmasına karar verilmesi gerekirken, bu hususun da göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmeside doğru değildir
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/1873, K. 2011/5968, 5 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama