KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/3603 E., 2011/8025 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30.12.2010
- Üçüncü şahıs
- —
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalının müvekkiline ait taşınmazda 01.12.2000 başlangıç tarihli sözleşme ile kiracı olduğunu, davalının her ayın 10’unda ödemesi gereken 2010/Nisan, Mayıs, Haziran ayları kira paralarını süresinde ödemediğini, keşide edilen 17.06.2010 tarihli temerrüt ihtarının da sonuçsuz kaldığını belirterek davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ise sözleşmede kararlaştırılan ödeme zamanının tarafların zımni kabulü ile değiştirildiğini, temerrüt ihtarının müvekkiline usulüne uygun tebliğ edilmediğini, temerrüt ihtarından davanın açılması ile haberdar olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine karar verilmiştir.
Davalı tüzel kişi olup, davacı tarafındankeşide edilen temerrüt ihtarnamesi, 21.07.2010 tarihinde şirket sekreterine tebliğ edilmiştir. Tüzel kişilere tebligatın ne şekilde yapılacağı 7201 sayılı Tebligat Kanununun 12 ve 13’üncü maddeleri ve Tebligat Tüzüğünün 17 ve 18’inci maddelerinde gösterilmiştir.
Buna göre tüzel kişilere tebliğ, yetkili temsilcilerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır, kendisine tebliğ yapılacak kimse her hangi bir nedenle mutat iş saatlerinde yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak durumda olmaları halinde tebliğ, tüzel kişinin o yerdeki memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.
Olayımızda şirket sekreterinin şirketi temsile yetkisi olmayıp, tebliğ işleminin yapıldığı sırada şirket yetkilisinin orada bulunup bulunmadığı veya tebligatı alamayacak durumda olup olmadığı saptanmamıştır. Bu nedenle tebliğ işlemi yasada öngörülen usule uygun değildir.Davalı usulsüz tebliğe davanın açıldığı tarihinde muttali olduğunu bildirmiştir. Bu durumda tebliğ edilemeyen temerrüt ihtarnamesi hukuki sonuç doğurmayacağından buna bağlı olarak tahliye kararı verilemez.
Bu nedenle davanın reddine karar vermek gerekirken bu husus gözardı edilerek tahliye kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/3603, K. 2011/8025, 13 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama