KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/3723 E., 2011/8305 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş, ancak niteliği itibariyle duruşmaya tabi olmadığından duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, işyeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, dava dilekçesinde, davalı şirketin davacılara ait kiralananda 01.12.1991 başlangıç tarihli sözleşme ile kiracı olduğunu, davacıların çocukları ..........'ın işsiz olup kiralananda dayanıklı tüketim malları ve mobilya ticareti yapacaklarını belirterek, işyeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesini istemiştir.
6570 sayılı Yasanın 7/b ve c maddesi hükmüne göre ihtiyaç iddiasına dayalı olarak açılacak tahliye davalarının İİK.nun 272. maddesinin kıyasen uygulanması suretiyle kira sözleşmesinin bitimini takip eden bir ay içinde açılması gerekir. Daha önce veya bu bir aylık süre içerisinde sözleşmenin yenilenmeyeceğine ilişkin tahliye iradesi kiracıya bildirilmiş ise bu bildirimi takip eden dönem sonuna kadar dava açılabilir. Dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup, davalı ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
Davanın süresinde açılıp açılmadığının belirlenebilmesi için öncelikle kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin ve süresinin bilinmesi zorunludur. Davacının bildirdiği bu tarihlere davalı karşı çıkarsa uyuşmazlığın tarafların gösterecekleri tanık dahil bütün deliller toplanarak bir hadise olarak çözüme kavuşturulması gerekir.
Olayımıza gelince; davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 01.12.1991 başlangıç tarihli ve iki yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme, 6570 Sayılı Kanununun 11. maddesi uyarınca yıldan yıla yenilenerek devam edegelmiştir. Davacı, davalıya süre koruyucu ihtarname keşide etmediğine göre davayı kira sözleşmesinin bitimini takip eden bir aylık süre içinde açması gerekirken, bir aylık süre geçtikten sonra 28.01.2010 tarihinde açmıştır. Bu durumda mahkemece davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/3723, K. 2011/8305, 18 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama