KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/8025 E., 2011/12936 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HUMK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; dava konusu yapılan taşınmazın paydaşlarından ... Ünye Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 10.02.2011 tarih 2010/1567 Esas, 2011/141 Karar sayılı ilamı ile Medeni Kanun'un 405.maddesi gereği vasi atandığı dosyaya davacı tarafından karardan sonra ibraz edilen vesayet kararından anlaşılmıştır. Medeni Kanun'un 405.maddesi gereğince kendisine vasi atanan kişinin hukuki ehliyeti bulunmadığından, kendisine yapılan tebligatın geçerli olduğundan bahsedilemez.
Mahkemece adı geçen davalıya atanan vasinin davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması ve bundan sonra işin esası hakkında hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi ... ve ... tapuda paydaş olmasına rağmen davaya dahil edilmedikleri, sadece ... davalı olarak gösterildiği, davalı ... ile bu paydaşların aynı şahıs olup olmadığı üzerinde durulmaması da doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/8025, K. 2011/12936, 22 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama