KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/8693 E., 2011/13442 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali ve temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece itirazın iptaline, davacı yararına icra inkar tazminatına ve tahliyeye karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına toplanan delillere mevcut deliller mahkemece taktir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde bir isabetsizlik bulunmamasına göre itirazın iptaline yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Borçlar Kanununun 260.maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için istenen kira parasının muaccel(istenebilir) olması ve bu kira bedelinin verilen otuz (30) günlük sürede ödenmemiş bulunması ve ihtarnamede verilen süre içerisinde kira parasının ödenmemesi halinde akdin feshedileceğinin açıkça belirtilmesi gerekir.Kira parası götürülüp ödenmesi gereken borçlardan olduğundan kiralayana götürülüp elden ödenmesi veya gideri kiracıya ait olmak koşuluyla konutta ödemeli olarak ... kanalıyla gönderilmesi gerekir.Bundan ayrı, sözleşmede özel bir koşul kabul edilmişse bu hususta gözönünde tutulmalıdır.Açıklanan şekilde yapılmayan ödemeler yasal ödeme olarak kabul edilemez. Ancak teamül haline gelmiş bir ödeme şekli varsa bu şekilde yapılan ödemede geçerlidir.
Olayımıza gelince; Davacı tarafından Hatay 1.İcra Müdürlüğünün 2010/6330 esas sayılı icra takip dosyasında, “genel haciz yoluyla takip” yapılmış, ancak 30.07.2010.tarihli takip talebinde tahliye isteminde bulunulmamıştır. Takip talebinde tahliye istemi bulunmadığından, hukuki sonuç doğurmayan ödeme emri nedeni ile, davacı tahliye isteminde bulunamaz. Bu eksikliğin sonradan giderilmesi de mümkün değildir Bu durumda, anılan husus mahkemece kendiliğinden dikkate alınarak tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile tahliyeye karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/8693, K. 2011/13442, 30 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama