KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/11108 E., 2013/4685 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2013
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Kişisel eşyanın iadesi
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kişisel eşyanın iadesi davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının düğünde davalıya (damada) takılan ziynetlere ve vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili, davalının eşini döverek kapı önüne koyduğunu, davacının altınlarını ve eşyalarını alabilmek için müşterek konutta mahkeme aracılığıyla tespit yaptırdığını ancak davalının müvekkiline ait altınları sakladığı için alamadığını belirterek davaya konu ziynet eşyalarının aynen iadesine olmadığı takdirde 20.000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, varlığı bilirkişi raporu ile saptanan ziynet eşyalarının aynen iadesi olmadığı takdirde bedeli olan 18.540 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporunda damada takıldığı belirtilen 1 adet tam lira yönünden talebin kabulüne karar verilmiştir. Ancak, düğünde erkeğe takılan ziynetlerin taraflardan hangisine ait olacağına ilişkin taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Menkul bir şeyin zilyedi onun maliki kabul edilir. Medeni Kanun'un 1.maddesi gereğince hakim kanunda hüküm bulunmayan hallerde örf ve adet gereğince karar verme yetkisine sahiptir.
Taraflar zilyetlik karinesinin aksini her türlü delil ile kanıtlayabilir. Bu nedenle mahkemece, tarafların oturduğu ya da geldikleri çevre itibariyle düğünde damada takılan ziynetlerin de geline ait olup olmadığı hususundaki örf ve adetler tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir.
Öte yandan dava konusu edilen takıların bir kısmı kabul edilip bir kısmı reddedildiğine göre reddedilen bölüm yönünden mahkemece davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi de hatalı olup belirtilen nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.
BK/AY/FH
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/11108, K. 2013/4685, 19 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama