KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/4334 E., 2012/8397 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Önalım
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, önalım hakkına konu edilen payların iptali ile davacılar adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili dava dilekçesinde müvekillerinin paydaş olduğu 1834 ve 1868 parsel sayılı taşınmazlardan davalının 11.01.2008 tarihinde satın aldığı payların önalım hakkı nedeniyle iptali ile davacılar adına tescilini istemiştir. Davalı taşınmazların fiilen taksim edildiğini, tapuda yapılan işlemin gerçekte bağış olduğunu önalım hakkının kullanılamayacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerekçeye göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalının fiili taksime yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması T.M.K.nun 2.maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz. Kötü niyet iddiası 14.2.1951 gün ve 17/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.
Olayımızda; davalı dava konusu taşınmazın fiilen taksim edildiğini her bir paydaşın kendi yerini kullandığını savunmasına rağmen bu konuda bir araştırma yapılmamıştır. Mahkemece davalının taksim savunmasına ilişkin delillerin, varsa davacının bu konudaki karşılık delillerinin sorulup, toplanması gerekirse yerinde keşif yapılarak tapu kayıtlarının ve krokilerinin uygulanması, davacının ve diğer paydaşların kullandıkları yerlerin olup, olmadığının belirlenmesi ve bundan sonra tüm deliller birlekte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/4334, K. 2012/8397, 5 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama