KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/7914 E., 2012/14353 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Önalım
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkı nedeniyle davalıya satılan payın iptal ve tescili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde,...mahallesi 2446 parsel nolu taşınmazın 4/24 payının sahibi olduğunu, davalının ise taşınmazın toplam 12/24 payını 10.500 TL bedelle satın aldığını belirterek bu bedel üzerinden önalım hakkı kullanarak davalı adına kayıtlı payların iptali ile davacı adına tescilini istemiştir. Davalı,davanın süresinde açılmadığını, davacının taşınmazın satıldığından haberdar olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkı alıcıya karşı ancak dava açmak suretiyle kullanılır. TMK.nun 733/3. maddesi hükmüyle yapılan satışın alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirme yükümlülüğü getirilmiştir.
Önalım hakkı satışın hak sahibine bildirildiği tarihin üzerinden üç ay ve her halde satışın üzerinden iki yıl geçmekle düşer. Bu süre hak düşürücü süre olup mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir. .
Önalım hakkının kullanılmasıyla bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir.
Olayımıza gelince; Önalım hakkına konu edilen pay davalıya 30/12/2008 tarihinde 10.500 TL bedelle satılmış, davacı 16/02/2010 tarihinde açtığı iş bu dava ile önalım hakkı nedeniyle payın iptali ile adına tescilini istemiştir. Davacı tarafından bedelde muvazaa iddiasında bulunulmadığı gibi davalı tarafça da fiili taksim savunması ileri sürülmediği ve satıştan itibaren 2 yıllık hak düşürücü süre dolmadan davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, satış bedeli ve masrafları davacıya depo ettirilerek, önalım hakkının tanınmasına karar verilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde davacı tarafın süresinde delillerini ibraz etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/7914, K. 2012/14353, 7 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama