KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/9503 E., 2012/16478 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava kira alacağının tahsili için başlatılan iki ayrı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin 2011/742 Esas Sayılı icra takibine ilişkin temyiz itirazlarına gelince. Davacı tarafından 21.1.2011 tarihinde başlatılan bu icra takibi ile Ocak 2011 ayı kira bedeli 300 TL'nin tahsili istenmiş, ödeme emrinin 27.1.2011 tarihinde davalıya tebliğ edilmesi üzerine davalı tarafından 31.1.2011 tarihinde kira borcu bulunmadığı belirtilmek sureti ile süresinde takibe itiraz edilmiştir. İtirazın iptali istemli dava ise 9.6.2011 tarihinde açılmıştır.
Davalının sunmuş olduğu banka dekontunun incelenmesinden takibe konu Ocak 2011 ayı kira bedelinin, Ocak ayı kira bedeli açıklaması ile 31.01.2011 tarihinde takipten sonra ödendiği görülmektedir. Davacının takip konusu alacağı, kira alacağı yanında icra vekalet ücreti ve icra masrafları alacağından oluşmaktadır. Takipten sonra yapılan 300 TL tutarlı ödeme takip konusu borcun tamamını karşılamamaktadır.
Bu durumda Borçlar Kanunu 84. maddesi gereğince yapılan kısmi ödemenin öncelikle faiz, icra vekalet ücreti ve icra masraflarına mahsup edileceği kuralı gözetilerek ödeme tarihindeki tespit edilecek tüm alacak miktarından yapılan kısmi ödemenin mahsubu ile geriye kalan kısım üzerinden itirazın iptaline karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/9503, K. 2012/16478, 12 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama