KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/9714 E., 2012/12810 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmazın paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece satış suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. Davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince. Dava konusu taşınmazda tapu paydaşı olan ...(... oğlu) adına dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmeden yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmuş olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar dava konusu taşınmazla ilgisi kurulamayan “...” adında kişiye dava dilekçesi tebliğe çıkarılmış ve Tebligat Kanunu 35.maddesine göre tebligat yapılmış ise de, adı geçen kişilerin aynı kişiler olup olmadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.
Mahkemece öncelikle bu husus üzerinde durularak gerekirse tapuda isim tashihi davası açmak üzere ilgilisine süre verilmesi ardından adı geçen kişinin mernis adresi araştırılarak dava dilekçesi ve duruşma gününün usulünce tebliğ edilerek öncelikle taraf teşkilinin sağlanması, ondan sonra işin esası ile ilgili bir karar verilmesi gerekirken bu hususlar üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/9714, K. 2012/12810, 4 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama