KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/16559 E., 2013/17305 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Kiralananın tahliyesi
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, ihtiyaç nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davalının davacılara ait dava konusu mecurda kiracı olarak oturduğunu, davacıların halen oturdukları evin kira olduğunu, evin satılığa çıkması nedeniyle kendi evlerine taşınmak istediklerini bu nedenle ihtiyaç sebebiyle davalının tahliyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kira bedelinin arttırılması talebinin reddi üzerine mecuru daha yüksek bedelle kiraya vermek için davanın açıldığını, davacıların ...'da kendi adlarına kayıtlı başka evlerinin olduğunu, davacıların ihtiyaç iddialarının samimi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Kimlerin ihtiyacı için tahliye davası açılabileceği 6098 Sayılı TBK.nun 350.maddesinde sayılmıştır. Sözü edilen madde hükmüne göre kiralayan, kendisinin, eşinin, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişilerin konut (veya işyeri) ihtiyacı için dava açabilir. İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arzetmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp, bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir.
Olayımıza gelince. Davacıların halen kirada oturmakta olduğu hususu dosya kapsamı ile sabit olup, esasen bu husus mahkemenin de kabulündedir.
Mahkemece her ne kadar davacıların ev sahiplerinin davacıların tahliyesini istemediğinden, dava konusu mecuru 1998 yılında aldıkları halde taşınma girişimlerinde bulunmadıklarından ve davacıların ihtiyaç iddialarının samimi olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, konut ihtiyacına dayalı davalarda ihtiyaçlının kirada oturması ihtiyacın varlığı açısından yeterli olup, ayrıca tahliye tehdidi altında bulunması gerekmemektedir.
Kaldı ki, davacıların oturduğu evin satılığa çıkarıldığı ve alıcıların eve bakmak için geldikleri anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının kirada oturduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığına göre ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kabulü ile davalının tahliyesine karar vermek gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2013/16559, K. 2013/17305, 25 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama