KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2015/6049 E., 2016/1609 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İtirazın kaldırılması
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılmış olan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine davacı alacaklı İcra Mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılmasını ve inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmesi üzerine karar davalı borçlu tarafından temyiz edilmiştir.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01/01/2011 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinde kira bedeli aylık 4000 TL olarak kararlaştırılmış ve artış şartı düzenlenmemiştir. Davacı 26/06/2014 tarihinde başlatmış olduğu icra takibi ile 2014 yılı Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos ayı kira bedellerini aylık 6000 TL üzerinden toplam 24000 TL nin tahsilini istemiştir.
Davalı süresindeki itirazında kira bedelinin aylık 3500 TL olduğunu beyan etmiş yargılamadaki savunmasında kira bedelinin 4000 TL olduğunu kabul etmiştir. Kural olarak davacı alacaklı kira bedelinin 6000 TL olduğunu İİK'nun 68'nci maddesinde yazılı belgelerle kanıtlaması gerekir.
Mahkemece geçmiş dönemde yapılan ödemeler ve kesinleşen takipler nedeniyle kira bedelinin 6000 TL olduğu benimsenerek istemin kabulüne karar verilmiş ise de, kira alacağının tahsili amacı ile daha önce başlatılan icra takiblerine itiraz edilmeyerek kesinleşmesi bu davaya dayanak yapılan icra takibinde aylık kira miktarına itiraz edilmesine engel teşkil etmez, bu dava için kesinlik oluşturmaz.
Bu durumda kira bedelinin 6000 TL olduğu kanıtlanmadığından, davalı borçlunun kabulü doğrultusunda, kira bedeli aylık 4000 TL olarak kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/6049, K. 2016/1609, 3 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama