KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2021/2144 E., 2022/1780 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın konusuz kalmış olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına yönelik verilen hüküm süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Asıl ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 2008-2013 arasında alınan genel kurul kararları gereğince aidat borçlarının davalı tarafça ödenmediğini, tahsili amacıyla takip yapıldığını ancak haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl ve birleşen davada davalı vekili, davaların reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, kapatılan Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2016/7337 E., 2019/5082 K. Sayılı ilamı ile “davalının ödeme iddiasında bulunduğu dosyalar ve bu icra dosyaları kapsamında avukata yapıldığını iddia ettiği ödemeler üzerinde durularak, bu ödemelerin kooperatif lehine yapılmış olması halinde aidattan mahsubu gerektiği, bu nedenle eksik inceleme yapıldığı” gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozma ilamına uyulmuş ancak davacı vekilinin, “davanın konusuz kaldığını, tüm alacaklarını davalı taraftan tahsil ettiklerini, davanın yargılama giderleri ve vekalet ücretleri yönünden de konusuz kaldığını" beyan ettiği gerekçesiyle, mahkemece asıl davanın ve birleşen davanın konusuz kalmış olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen dava davalısı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan incelemede, taraflar arasında davalı tarafça kabul edilen bir sulh anlaşması yoktur. Davalının, cebri icra tehdidi altında ödeme yaptığı savunması da bulunmuştur. Mahkemece rızai ödeme ve sulh iddiası ile ilgili davalı beyanı da alınarak sonuca göre sulh anlaşması varsa sulhe göre; sulh anlaşması yok ise bozma ilamı doğrultusunda işin esasına göre karar verilmesi gerekirken, davacının tek taraflı beyanı esas alınarak bu beyan doğrultusunda karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de, mahkemece davalı vekilinin verdiği mazeret dilekçesinin kabulüne karar verilmesine rağmen hüküm verilmiş olması da doğru görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2021/2144, K. 2022/1780, 30 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama