KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2022/1620 E., 2023/1405 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/976 E., 2021/1790 K.
- Şikayetçi
- ... vekili Avukat ...
- Şikayet olunan
- ... vekili Avukat ...
- Dava tarihi
- 25.12.2020
- Hüküm/karar
- Red
- İlk derece mahkemesi
- Elazığ 1. İcra Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/580 E., 2021/120 K.
Karar Metni
815 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Şikayetçi vekili şikayet dilekçesinde; borçlu aleyhine kambiyo takibi yaptıklarını, takibin kesinleşmesi üzerine borçlunun Kocaeli Büyük Şehir Belediyesi'ndeki hak ve alacaklarının haczedildiğini, paranın şikayet olunan dosyasına gönderildiğini, düzenlenen sıra cetvelinde 1. sırada şikayet olunanın dosyasında yer verildiğini, dava dışı borçlu şirketin konkordato talebinde bulunması nedeniyle geçici mühlet verilerek borçlu şirket hakkında icra takiplerinin durdurulmasına karar verildiğini, şikayet olunanın bu dönemde icra işlemlerini devam ettirerek borçluya ödeme emri tebliğ ettirdiğini ve ihtiyati haczini kesin hacze dönüştürdüğünü, bu nedenle de geçerli bir haczinin bulunmadığını ileri sürerek sıra cetvelinin iptalini ve müvekkili dosyasının 1. sıraya alınmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Şikayet olunan vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin görevli olmadığını, hak düşürücü süre ve zaman aşımı süresinin geçtiğini, şikayetçinin hukuki yararı bulunmadığını, dava dışı borçlunun konkordato talebinin reddedildiğini savunarak şikayetin reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayet olunan dosyasından 29.08.2018 tarihinde takibe başlandığı ve borçlunun belediyedeki alacağına ihtiyati haciz konulduğu, ihtiyati haczin 03.11.2018 tarihinde kesin hacze dönüştüğü, dava dışı borçlu tarafından 07.09.2018 tarihinde konkordato talep edildiği, 10.09.2018 tarihinde 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilerek tüm takip işlemlerinin yapılmasının durdurulmasına ve yapılan takiplerin mevcut konumları ile korunmasına, 12.10.2018 tarihinde ise 10.09.2018 tarihinden sonra yapılan ihtiyati haciz kararlarının uygulanmamasına karar verildiği,
şikayetçi tarafın alacaklı olduğu dosyada konulan haczin şikayet olunanın hacizden sonra olduğu, icra müdürlüğünce düzenlenen sıra cetvelinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi vekili istinaf dilekçesinde; borçlu şirketin konkordato talebi üzerine hakkında 3 ay süreyle geçici mühlet kararı verildiğini, 10.09.2018 tarihi itibariyle de tüm icra takiplerinin durmasına karar verildiğini, buna rağmen şikayet olunan tarafından icra takip işlemlerine devam edilerek borçluya ödeme emri gönderildiği ve bu şekilde ihtiyati haczin kesinleştirildiğini, bu nedenle şikayet olunanın hak ediş üzerinde geçerli bir haczinin bulunmadığını, aynı zamanda şikayet olunan tarafından süresi içinde hak edişin ödenmesi yönünde icra dosyasına talepte bulunulmadığını istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçinin alacaklı olduğu icra dosyasında İİK'nın 88. maddesi anlamında müzekkere ile ileride doğacak alacağa haciz konulduğu, haciz müzekkeresinin gönderildiği tarihte taşınır hükümlerine göre haczedilecek bir paranın henüz mevcut olmadığı ve olmayan bir para üzerine taşınır mallara ilişkin İİK'nın 88. maddesi çerçevesinde haciz konulamayacağından yasaya uygun bir haciz bulunmadığından sıra cetvelinde yer alması mümkün olmayan şikayetçinin sıra cetvelinin iptalini istemekte de hukuki yararı bulunmadığı,
gerekçesiyle şikayetin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle şikayetin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden ilk derece mahkemesi kararının resen kaldırılarak HMK'nın 114/1-h ve 115/2. maddesi uyarınca şikayetçinin hukuki yararının bulunmaması sebebiyle şikayetin usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerin yanı sıra müvekkili dosyasından yapılan haczin İİK 88. madde kapsamında olmayıp İİK. 78. maddeye göre yazıldığını Yargıtay 12. HD kararlarına göre borçlunun, üçüncü kişi nezdinde ileride doğması muhtemel alacaklarının İİK.nun 78. maddesi kapsamında gönderilecek haciz yazısı ile mümkün olduğunu temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, İİK 88, 89. maddeleri
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/1620, K. 2023/1405, 12 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama