KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2022/4509 E., 2024/1359 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1436 E., 2022/1197 K.
- Hüküm/karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/466 E., 2017/6 K.
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
1- İlk Derece Mahkemesince, eser sözleşmesinden doğan tazminat davasında, yüklenicinin edimini ifa etmediği, davacının sözleşmenin 20'nci ve 25'inci maddeleri uyarınca sözleşmeyi feshinde haklı olduğu, hesaplanacak cezanın ihtarnamede verilen süre ile sınırlı olduğu gerekçesiyle davanın 126.724,97 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2- İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi tarafından sözleşmenin 25'inci maddesinde kararlaştırılan cezanın, sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan ve somut olayda uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 158/II. maddesinde tanımlanan ifaya ekli cezai şart olduğu,
kural olarak sözleşmenin feshi halinde talep edilemez ise de sözleşmenin belirtilen maddelerindeki düzenleme ile yapılması gerekli uyarının tebliğ tarihinden itibaren geçecek sürede dahi gecikme cezasının uygulanacağının kabul edildiği ve bu sürenin feshedilemeyen cezalı süre niteliğinde olduğu, bu sürenin dışında gecikilen süre için fesih halinde dahi cezai şart istenebileceğine dair sözleşmede hüküm bulunmadığı, davacı iş sahibinin sözleşmede kararlaştırılan cezalı süre sonuna kadar cezai şart alacağına hak kazandığının kabulü gerektiği belirtilerek istinaf edenin sıfatına göre istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3- Bu karara karşı davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin resen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı ve yine sözleşmenin feshi halinde talebi mümkün olmayan cezai şartın, sadece feshedilemeyen süre için istenebileceğinin anlaşılmasına göre temyiz eden sıfatına göre davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/4509, K. 2024/1359, 8 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama