KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/1211 E., 2024/3250 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/477 E., 2021/867 K.
- Karar
- Kısmen Kabul
Karar Metni
477 kelime·2 dk okuma
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin davalı ile 10.07.2006 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığını, bu çerçevede 68.579,00 Türk Lirası masraf yaptıklarını, inşaata başlamak için gerekli fizibilite çalışmalarını yürüttüklerini, ortada haklı hiçbir sebep yok iken davalıların tek taraflı olarak işi başka bir yükleniciye verdiklerini, yapılan masraflar dışında sözleşmenin yerine getirilmemesinden dolayı 39.000,00 Türk Lirası kazanç kaybı olduğunu, toplam zararının 107.579,00 Türk Lirası olduğunu ileri sürerek, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 107.579,00 Türk Lirası'nın yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı şirketin, sözleşmenin imzalanmasından sonra 28.10.2009 tarihine kadar inşaatın yapılması ile ilgili yerlere ruhsat için başvurmadığını, inşaat enkazını sattığını, arsanın uzun süre başka işler için depo olarak kullanıldığını, edimlerini yerine getirmediği için 14.09.2009 ve 02.11.2009 tarihli ihtarnamelerle sözleşmeyi feshettiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince; davacı defterleri ve sunduğu delilleri üzerinden yapılan inceleme sonucu davacı masrafının 24.805,92 Türk Lirası olduğu, davanın kısmen kabulü ile 24.805,92 Türk Lirası'nın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, hükmolunan miktar üzerinden dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
Bu karara karşı süresinde taraflar vekillerince temyiz yoluna başvurulması üzerine ilk derece mahkemesi kararı, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 24/04/2017 tarih ve 2015/4667 E. 2017/1202 K. sayılı ilamı ile; arsa sahiplerinin daha önce oturdukları evlerinin yıkılması sonucu bir başka taşınmazda kiracı olarak oturmaları nedeniyle davacı yüklenici tarafından daha önceden ödenen kira bedellerinin sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında değerlendirilemeyeceği ve dolayısı ile talep edilemeyeceği gözetilerek keza bilirkişi raporunda belirlenen ve hüküm altına alınan gider kalemlerinin sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde
hangilerinden arsa sahiplerinin yararlandığı hangilerinden yararlanmadığı hususları belirlenerek, proje bedeli dahil bu harcama kalemlerinden arsa sahiplerinin yararlandıkları giderleri belirleyip bu doğrultuda gerekirse ek rapor ya da yeni bir bilirkişiden hükme ve denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
İlk derece mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile, 9.105,92 TL alacağın dava tarihi olan 11/08/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davalılar vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Mahkemece, bozma ilâmına uyularak, alınan bilirkişi raporunda belirlenen ve hüküm altına alınan kalemler yönünden tespitler yapılmış ise de bu giderlerin önceki bozma ilamında belirtildiği şekilde arsa sahiplerinin yararına olmadığının anlaşılmış olmasına göre, davanın tamamen reddi gerekirken, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/1211, K. 2024/3250, 8 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama