KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/2470 E., 2024/3959 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/286 E., 2020/227 K.
- Karar
- Davanın Kabulü
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin dava konusu taşınmazını kat karşılığı müteahhide verdiğini, daha sonra müteahhitle olan sözleşmeyi feshederek binayı kendisinin yapacağına karar verdiğini, ancak davalının muvafakat vermediğini, bu durumun maddi - manevi olarak zarara neden olduğunu, davalının kötüniyetli olarak inşaatın yapımına engel olduğunu ileri sürerek, inşaat neticesinde 9 dairenin kirasından 23.05.2008 ile 13.04.2009 tarihleri arasına tahakkuk eden miktar maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş bu karara karşı davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi 01.07.2019 tarih 2018/2236 E. ve 2019/3079 K. sayılı ilamı ile bozularak dosya ilk derece mahkemesine gönderilmekle, ilk derece mahkemesinin bozma ilamına uyarak verdiği davanın kabulüne ilişkin karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
1-Bozmaya uyulduktan sonra, ilk derece mahkemesince verilen kararda, her ne kadar bozmadan sonra alınan bilirkişi raporu neticesinde davacının davasını ıslah ettiği miktar üzerinden karar verilmiş ise de, davalının davacının ıslahına karşı zamanaşımı def'ini ileri sürdüğü, ancak mahkemece davalının ileri sürdüğü zamanaşımı def'i değerlendirilmeden karar verildiği anlaşıldığından, mahkemece davalının zamanaşımı def'isinin değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2-Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/2470, K. 2024/3959, 12 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama