KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/2751 E., 2024/3432 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi(İlk Derece
- Sayısı
- 2022/1 E., 2023/1 K.
- Hüküm/karar
- Ret
Karar Metni
774 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasındaki, hakem heyeti kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı, davanın reddine yönelik verilen kararın, davalı vekilince duruşmasız, davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmiştir. Belli edilen günde davacılar ... vd. vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... ve şirket yetkilisi ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlığın giderilmesi amacıyla tahkim yoluna başvurduklarını, hakem heyetinnin 06.12.2021 tarihli kararında, HMK'nın 442. maddesinde belirtilen ücretler yatırılıncaya kadar yargılamanın durdurulmasına ve ücretler yatırılınca hakem kararının taraflara tebliğine karar verildiğini, hakem heyetince dosyanın tarafları aleyhine söz konusu ücretlerin tahsili amacıyla icra takibine girişildiğini, hakem heyeti kararının yok hükmünde olduğunu, yasal dayanağı bulunmadığını, hakem kurulunun usulüne uygun seçilmediğini,
tahkim yargılamasının usulüne uygun yürütülmediğini, kurulun yetkisini aştığını, süresi içinde karar verilmediğini, tahkim anlaşması yapıldığı tarihte davacı şirketin tahkim sözleşmesine taraf olma ehliyetine haiz olmadığını, hakem kararında bilirkişi raporuna itirazların karşılanmadığını, yeni bir bilirkişi raporu alınmaması nedeniyle hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek, 06.12.2021 tarihli hakem heyeti kararının yok hükmünde olduğunun tespitine, bu talebin kabul edilmemesi halinde, hakem heyeti kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın bir aylık hak düşürücü sürede açılmadığını, iptal nedenlerinin yasada sınırlı olarak sayıldığını, dava konusu hakem heyeti kararının iptalini gerektirir bir neden bulunmadığı savunarak, davanın reddini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, HMK'nın 442/2. maddesinde, avans, hakem veya hakem kurulu kararında öngörülen süre içinde ödenmemişse hakem ve hakem kurulunun yargılamayı durdurulabileceğinin, yargılamanın durdurulduğunun taraflara bildirilmesinden itibaren bir ay içinde avans ödenirse yargılamaya devam edileceğinin, aksi halde tahkim yargılamasının sona ereceğinin düzenlendiği, somut olayda, taraflarca avans yatırılmadığından hakem kurulunca yargılamanın durdurulmasına karar verildiği, bu nedenle kararın taraflara tebliğ edilmediği, bu nedenle ortada henüz usulüne uygun olarak verilmiş bir hakem kurulu kararı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davalı vekilince duruşmasız, davacılar vekilince duruşmalı olarak süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya duruşmalı olarak incelendi, gereği konuşulup düşünüldü;
Dava, hakem heyeti kararının iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nın 441/1. maddesinde, hakemlerin ve hakemlerce belirlenen hakem sekreterliği ücretleri yargılama giderleri arasında sayılmıştır. Aynı yasanın 442. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında ise hakem veya hakem kurulu, tarafların her birinden yargılama giderleri için gereken hallerde avans yatırılmasını isteyebilir. Aksi kararlaştırılmadıkça, bu avans taraflarca eşit miktarda ödenir. Avans hakem veya hakem kurulu kararında öngörülen süre içinde ödenmemişse hakem ve hakem kurulu yargılamayı durdurabilir. Yargılamanın durdurulduğunun taraflara bildirilmesinden itibaren bir ay içinde avans ödenirse yargılamaya devam olunur, aksi halde tahkim yargılaması sona erer.
Uyuşmazlık konusu 06.12.2021 tarihli hakem heyeti kararının gerekçesinde tarafların iddia, savunma ve delilleri tartışılarak, hüküm kısmında, kar mahrumiyeti talebinin kısmen kabulü ile 3.363.496,00 TL’nin tahsiline, sözleşme uyarınca ödenen bedele ilişkin talebin kabulü ile 162.500,00 TL’nin tahsiline, diğer taleplerin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretine, 286.007,60 TL hakem heyeti ücreti ile 20.000,00 TL sekreter ücretinin, davanın kabul ve red oranına göre taraflardan tahsiline karar verilmiş, aynı tarihli nihai kararda söz konusu hakem heyeti ücreti ve sekreter ücreti yatırılmadığından, bu ücretler yatırılana kadar yargılamanın durdurulmasına, hakem heyeti kararının ücretlerin tamamı yatırıldıktan sonra gerekçeli kararın taraflara tebliğine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, hakem kurulu, tahkim yargılamasının başında, hakem ve sekreter ücretinin avans olarak ödenmesinden sarfınazar ederek yargılamayı sürdürmüş, bilirkişi ücretinin yatırılması üzerine, bilirkişiden alınan rapor doğrultusunda uyuşmazlığı inceleyerek, bir taraftan yargılama giderleri yatırılana kadar yargılamanın durdurulmasına karar verilirken aynı kararda uyuşmazlığın esası bakımından hüküm kurulmuştur.
Nitekim söz konusu karara dayalı olarak, hakem ve hakem sekreterliği ücretinin tahsili amacıyla taraflar aleyhine ilamsız icra takibine de girişmiştir. Bu kararla ihtilafın giderilmesi bir yana tarafların durumunun daha karmaşık hale getirdiği ve hukuk güvenliğini de etkilediği tartışmasızdır.
Bu durumda, usulüne uygun olmasa da, ortada bir hakem kurulu kararının mevcut olduğu kabul edilerek, HMK’nın 439. maddesi hükümleri uyarınca iptal davasının esası incelenip tahkim yargılamasının tahkime ilişkin hükümlere uygun yürütülmemesi ve bu durumun işin esasına etkili olması nedeniyle HMK'nın 439/2-e maddesi gereğince iptaline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/2751, K. 2024/3432, 15 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama