KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/2854 E., 2024/2996 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/519 E., 2023/224 K.
Karar Metni
1.240 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
vekili Avukat ...
BİRLEŞEN 2020/48 ESAS SAYILI DOSYADA
DAVALILAR
1- ... 2- ... vekili Avukat ... ... 3- ... 4- Sınırlı Sorumlu ...Konut Yapı Kooperatifi vekilleri Avukat ... 5... 6- ... 7- ...
DAVA TARİHİ : 17.04.2015
HÜKÜM/KARAR : Ret-Kabul ... ... vekilleri
Davacı vekili, dava dışı arsa sahipleri ile davalı kooperatif arasında yapılan arsa karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince dava konusu taşınmazların, davalı kooperatif yönetim kurulunun 10.05.2012 tarihli kararı ile müvekkiline satıldığını, kooperatifin kararlaştırılan sürede inşaatı bitirememesi nedeniyle arsa sahiplerinin devretmeleri gereken arsaları devretmeyip kat irtifak tapularını kendi adlarına çıkardıklarını, bu nedenle kooperatif yönetiminin aynı usul ile müvekkilinin üyelik hissesinin tapusunu arsa sahibi adına çıkarıp başkasına devretme tehlikesi bulunduğundan dava konusu Erzurum ili ... ilçesi,... Mah. 6248 ada, 3 no.lu parsel üzerinde yapılmış (C) Blok 4. katın davacıya ait olduğunun tespiti ve dairenin müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
Davalı kooperatif, davaya cevap vermemiş, yargılama aşamasındaki beyanında davanın reddini istemiştir.
Birleşen dosya davalılarından ... ve ... vekili, davacı tarafın dava konusu devir ve satışların muvazaalı olduğununa dair iddiasının somut delillerle ispatlanamadığı, ilgili taşınmazların kooperatiften olan alacaklarına karşılık alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen dosyanın diğer davalıları, davaya cevap vermemiştir.
Birleşme öncesi yapılan yargılama sonunda mahkemece, dava konusu taşınmazın tapu kaydında kooperatifin herhangi bir şerhi olmadığı gibi maliklerin de başka kişiler olduğu, söz konusu taşınmaz üzerindeki kayıt maliklerinin de davada davalı sıfatlarının olmadığı, davacı vekilinin son celse davaya dahil edilmesi taleplerinin de mümkün olmadığı,
davalı kooperatifin tek başına pasif dava ehliyetinin olmadığı gibi muhdesatın mülkiyetinin de başkasına aidiyetinin tespitine de karar verilemeyeceği gerekçesiyle asl davanın reddine dair verilen karar, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 29.04.2019 tarihli, 2016/4985 E., 2019/1592 K. sayılı ilamıyla, dava dilekçesindeki iddianın ileri sürülüş biçimine göre davacı tarafça kooperatif ortaklığına dayalı olarak davalı kooperatifçe ferdileştirme işlemlerindeki hata sebebiyle tapu iptali ve tescili istendiği anlaşılmış olup davanın kabulü halinde dava dışı kooperatif üyelerinin kooperatife karşı tazminat isteme hakkı doğacağından,
davanın sonucundan davalı kooperatif etkileneceği, mahkemenin, tapu maliklerine dahili dava yoluyla dava açılamayacağı gerekçesi doğru olmakla birlikte, kooperatife karşı husumet yöneltilemeyeceği gerekçesinde bir isabet bulunmadığı, bu davada tapu kayıt maliklerinin mecburi h...olarak davada bulunmak zorunda olduğu, mahkemece, davacı vekiline dava konusu taşınmazların maliklerine karşı dava açması için süre verilmesi, dava açıldığında işbu dava ile birleştirilmesinin sağlanması, taraf delilleri toplanıp değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak verilen kararda dava konusu edilen taşınmazın yönetim kurulu tarafından satışı hususunda genel kurulca karar alınması sonrasında davacıya 10.05.2012 tarihli yönetim kurul kararı ile 84.000,00 TL bedelle satıldığı ve bedelinin peşin alındığı belirtildikten sonra 02.04.2014 ve 03.05.2016 tarihli yönetim kurulu kararlarında da bu yerin davacıya ait olduğunun kabul edildiği, yine ikinci başkan ...'un soruşturma aşamasındaki ifadesinde dava konusu yerin davacıya satıldığını kabul ettiği hususları birlikte değerlendirildiğinde;
dava konusu yerin davacıya ait olduğu ve bu hususun davalı kooperatif tarafından da açıkça kabul edildiği, davacının babasının açmış olduğu dava ile davacıya verilen yerin geri alınmasına yönelik girişimde bulunulması, bu davanın reddedilmesi sonrasında 03.05.2016 tarihli yönetim kurulu kararı ile davacıya ait yerin kooperatifin borçları nedeniyle üçüncü kişiye devredilmesine ilişkin karar alınması, davalı kooperatif tarafından borçlar nedeniyle devredilecek ve kendisine ait olan başka yerler bulunmasına rağmen davacıya ait bağımsız bölümün devredilmesine karar verilmesi,
taşınmazın borçlar nedeniyle ......'a devredilmesine ilişkin kararın alınmasına rağmen daha sonra taşınmazın 67/72 pay oranında davalı kooperatif adına tapuya kayıt ve tescil edilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde davalı kooperatif tarafından davacıya ait olan bağımsız bölümün davacının elinden alınmasına yönelik girişimler olduğu zira 03.05.2016 tarihli yönetim kurulu kararında davacıya ait yerin borçlar nedeniyle satılmasına, 110.000,00 TL'den fazla satıldığında üstünün başkan ...'e verileceğinin kararlaştırıldığı da göz önüne alındığında davacının kooperatiften fiilen çıkarılmaya yönelik eylemlerde bulunulduğunun anlaşıldığı,
davacıya ait olduğu kabul edilen yerin 03.05.2016 tarihli yönetim kurulu kararı ile ......'a devredilmesine karar verilmesine rağmen taşınmazın bu kişi adına hiç tescil edilmeden bu kişi tarafından doğrudan ...'a satıldığı tapu kayıtlarından anlaşıldığı, taşınmazın bu şekilde davalı ... adına tescil edilmesi davacının kooperatifteki payının usulsüz yollarla ve muvazaalı şekilde devre dışı bırakılmaya çalışıldığını gösterdiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı, davacı vekili, birleşen dosyada davalılar ..., ... vekili ve davalı ... vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre birleşen dosyada davalılar ..., ... vekilinin ve ileri sürülen temyiz sebeplerine göre birleşen dosyada davalı ... vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2-Davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazları yönünden;
Mecburi dava arkadaşlığı birden fazla kimsenin birlikte dava açması veya birden fazla kimseye karşı birlikte dava açılmasının zorunlu olduğu hâllerde söz konusu olan dava arkadaşlığıdır. Maddi hukuk sebeplerinden kaynaklanan dava arkadaşlığı maddi bakımından dava arkadaşlığı, usul hukukuna ilişkin sebeplerden kaynaklanan dava arkadaşlığı ise şekli bakımdan zorunlu dava arkadaşlığı olarak adlandırılabilir. Münhasıran davalılar bakımından işlerlik kazanan, gerçeğin tüm boyutları ile ortaya çıkarılmasını ve taraflar arasındaki uyuşmazlığı daha sağlıklı ve daha doğru bir biçimde karara bağlanmasını amaçlayan, kanunun açıkça öngördüğü hâllerde ortaya çıkan dava arkadaşlığı türüne şekli mecburi dava arkadaşlığı denir (Tanrıver, S. Medeni Usul Hukuku, C 1, Ankara 2016, s. 542).
Birleşen dava, davacının asıl davadaki tapu iptali ve tescil istemi nedeniyle kayıt malikine yöneltilmesi zorunlu olan husumetin ifası için yapılmış bir tamamlayıcı işlem niteliğinde olup, davalı kooperatif ile kayıt maliki davallılar arasında şekli mecburi (zorunlu) dava arkadaşlığı bulunmaktadır.
Bu durumda mahkemece, birleşen dava yönünden ayrıca bir hüküm kurulmaksızın, tüm talepler hakkında tek hüküm içeriğinde karar verilmesi ve davalı kooperatif ve kayıt maliki arsa sahipleri lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, bu hususun dikkate alınmadan davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmişse de bu yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca kararın hüküm bölümünün temyize gelen taraflar ve temyiz talepleri dikkate alınarak, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/2854, K. 2024/2996, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama