İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 6. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/2885 K.2024/5158

1. Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında davalıya ait inşaatın bodrumlarının su izolasyonunun yapımına ilişkin sözleşme bulunduğunu, davacı yüklenicinin sözleşme kapsamındaki edimlerini yerine getirdiğini, fatura düzenlediğini, ancak davalı…

Esas2023/2885Karar2024/5158Tarih25 Aralık 2024Okuma7 dk · 1.416 kelime

KÜNYE

6. Hukuk Dairesi 2023/2885 E., 2024/5158 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Aralık 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/415 E., 2023/311 K.
Karar
Kısmen Kabul
İlk derece mahkemesi
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2018/243 E., 2019/869 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.416 kelime·7 dk okuma

1. Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında davalıya ait inşaatın bodrumlarının su izolasyonunun yapımına ilişkin sözleşme bulunduğunu, davacı yüklenicinin sözleşme kapsamındaki edimlerini yerine getirdiğini, fatura düzenlediğini, ancak davalı tarafından fatura bedelinin ödenmediğini, faturaya dayalı olarak başlatılan takibe davalı iş sahibi tarafından itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

2. Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında davalıya ait inşaatın bodrumlarının su izolasyonunun yapımına ilişkin sözlü sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamında işin bedelinin kilogram hesabı ile belirlendiğini ve 100,00 kilogram ila 500,00 kilogram arasında malzeme ile işin yapılabileceğinin kararlaştırıldığını, davacı tarafından ise 819,00 kilogram malzeme kullanılarak işin yapıldığı belirtilerek fatura düzenlendiğini, faturanın davalıya teslim edilmesi sırasında fazla malzeme kullanıldığı,

binanın perde betonunda yer yer çatlaklar oluştuğu hususlarının davacıya bildirildiğini, bu hususta geri dönüş yapacağını beyan eden davacının geri dönüş yapmaksızın icra takibi başlattığını, işe ilişkin aldıkları uzman görüşünde fazla malzeme kullanılmak suretiyle hatalı olarak yapılan uygulama sonucunda işin yapıldığının bildirilmesi üzerine faturanın iade edildiğini, davacının hatalı uygulamasına konu fatura bedelini talep ettiğini, yüklenicinin sorumluluğunu yerine getirmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

3. İlk Derece Mahkemesince; eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağına yönelik başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında, taraflar arasında sözlü eser sözleşmesi ilişkisinin bulunduğu, alınan bilirkişi raporu ile davacı yüklenici tarafından yerine getirilen işin ayıplı olmadığı, eserin reddini gerektirecek nitelikte bulunmadığı, dosya kapsamına sunulan ve taraflarca inkar edilmeyen yazışmalarda işin kilogram bedelinin 30,00 Euro + KDV olarak belirlendiği, kurulan sözleşme ilişkisinin bu kapsamda birim fiyatlı olduğu, birim fiyat konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı,

bilirkişi raporunda rayiç değer üzerinden yapılan hesaplamaya bu nedenle itibar edilemeyeceği, sözleşme ile kararlaştırılan birim fiyatın dikkate alınmasının gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.

4. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi tarafından alınan bilirkişi raporu ile işin ayıplı olmadığının tespit edildiği, uyuşmazlığın 4 adet faturaya ilişkin olduğu, taraflar arasındaki yazışmalara göre malzemenin kilogram fiyatının 30,00 Euro + KDV olarak kararlaştırıldığı, uyuşmazlık konusu 4 adet fatura bedelinin 326.437,76 Türk Lirası olduğu ve bu hali ile davacı yüklenicinin davalı iş sahibinden bu miktar kadar alacağının bulunduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında karar verilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

5. Bu karara karşı taraf vekillerince süresinde temyiz yoluna başvurulduğu, davacı vekili tarafından temyiz harç ve giderlerinin yatırılmadığı, bu nedenle davacı vekiline temyiz harç ve giderlerinin yatırılması hususunda çıkarılan muhtırada belirlenen süre içerisinde temyiz harç ve giderlerinin yatırılmaması nedeniyle davacı vekilinin temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair ek karar verildiği, davacı vekili tarafından süresi içerisinde bu ek karara karşı temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

6. Davacı vekili tarafından Bölge adliye mahkemesince temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair ek karara ilişkin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede; temyiz istemi, başvuru için gerekli harç ve giderlerin süresinde ödenmediği gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin 12/06/2023 tarihli ek kararına ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 366. maddesi atfıyla 344. maddesi gereğince, temyiz dilekçesi verilirken ödenmeyen temyiz harç ve giderlerinin muhtıranın tebliğ tarihinden itibaren bir haftalık kesin süre içerisinde ödenmesi gerekir. 6100 sayılı Kanun’un anılan hükümleri gereğince, verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, temyiz başvurusu yapılmamış sayılır.

Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince ödenmeyen temyiz harç ve giderlerinin bir haftalık kesin sürede ödenmesi için usulüne uygun olarak düzenlenen muhtıra, davacı vekiline 27.05.2023 tarihinde tebliğ edilmiştir. Temyiz harç ve giderleri, davacı vekili tarafından bir haftalık yasal süre içerisinde mahkeme veznesine yatırılmamıştır.

Temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu ek kararın onanması gerekir.

7.1. Taraflar arasında; davacının yüklenici, davalının iş sahibi olduğu, davalıya ait Halide Edip Adıvar Mah. No:40 Şişli/İstanbul adresinde bulunan inşaatın bodrumlarının su izolasyonunun yapımına ilişkin sözlü sözleşme ilişkisi kurulmuştur.

7.2. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile, taraflar arasında kurulan sözleşmeye konu izolasyon uygulamasının yapılacağı bodrum katta yer alan duvarların fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapılmadığı, davacı yüklenici tarafından yapılan işin ise ayıplı olmadığı ve reddedilmesinin mümkün olmadığı tespit edilmiştir.

7.3. Eser meydana getirilirken, iş sahibinin sağladığı malzemenin veya eserin yapılması için gösterdiği yerin ayıplı olduğu anlaşılır veya eserin gereği gibi ya da zamanında meydana getirilmesini tehlikeye düşürecek başka bir durum ortaya çıkarsa yüklenici bu durumu hemen iş sahibini bildirmek zorundadır (TBK md. 472/3).

Türk Borçlar Kanunu'ndaki bu hükümle düzenlenen genel ihbar yükümlülüğü (uyarı görevi) yüklenicinin sadakat borcunun gereğidir. Yüklenicinin uyarı görevinin ortaya çıkması iş sahibinin sağladığı malzemenin, teslim ettiği iş alanının, gösterdiği arsanın eserin meydana getirilmesine veya işin gereği gibi yapılmasına elverişli olmaması gibi değişik nedenlere dayalı olabileceği gibi iş sahibinin talimatlarının yapılacak işin niteliğine uygun olmaması gibi nedenlere dayalı da olabilir. Yüklenicinin bu gibi durumlarda sorumluluktan kurtulabilmesi için iş sahibini uyarma görevini yerine getirmiş olması gerekir. Aksi halde yüklenici bu yükünü yerine getirmemesi sonucu doğacak zararlardan 6098 sayılı TBK'nın 112. maddesi uyarınca sorumlu olur.

Yüklenici uyarı görevini yerine getirmiş olmasına rağmen iş sahibinin talimatında ısrar etmesi halinde yüklenicinin sorumluluğundan söz edilemeyecektir. İş sahibinin aksini iddia etmesi halinde, uyarı görevini yerine getirdiğini, ancak iş sahibinin talimatında ısrarı nedeniyle eserin bu şekilde yapıldığını yüklenici ispatlamak zorundadır.

Eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara karşın, işsahibinin verdiği talimattan doğmuş bulunur veya herhangi bir sebeple işsahibine yüklenebilecek olursa işsahibi, eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz (TBK md. 476/1).

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun iş sahibinin seçimlik hakları başlıklı 475. maddesinde eserin ayıplı olması ve bu ayıptan yüklenicinin sorumlu olması hallerinde kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın iş sahibi; eser iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme, aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarılmasını isteme haklarıdır (TBK md. 475/1).

Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz (TBK md. 475/3). Böyle bir durumun varlığı halinde iş sahibi yükleniciden bedelden indirim ya da onarım isteme seçimlik haklarını talep edebilecektir.

Bu seçimlik hakların dışında ayıpta yüklenicinin kusurunun bulunması halinde iş sahibinin genel hükümlere göre ayıptan doğan diğer zararlarını istemek hakkı vardır (TBK 475/2). Bu tazminatın genel hükümlerdeki hukuki dayanağı TBK 112. maddede düzenlenmiş olan giderim yükümlülüğü hükmüdür.

8.1.

Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; hükme esas alınan 01.07.2019 tarihli bilirkişi kurulu raporunda verilen hizmetin ayıplı olmadığı eserin reddini gerektirecek nitelikte olmadığı enjeksiyon uygulaması sonrasında görülen çatlakların ve su sızıntıları sebebinin binanın oturmasına bağlı olabileceği gibi, betonun tekniğine uygun biçimde dökülmemiş olmasından ve de perde demir donatısı ve montaj işçiliğinin yetersizliğinden kaynaklanmış olabileceği belirtilmiştir.

Davacı işi tekniğine uygun olarak yapmış olsa bile işin uygulandığı yerin ayıplı olması nedeniyle eserin yapılmasından beklenen amaç tam olarak gerçekleşmeyecek ise TBK 472/3 madde hükmüne göre yüklenicinin iş sahibini uyarması gerekmekte olup davacı yüklenici davalı iş sahibini uyardığını, ancak iş sahibinin talimatında ısrar etmesi ile ayıplı betona uygulama yaptığını ispatlayamamıştır. Bu durumda ortaya çıkan ayıp, eserin yapıldığı yerin ayıplı olmasından doğmuştur.

Ayıbın varlığı davacı uygulamasından kaynaklanmasa da davacı uyarı görevini yerine getirmediği için meydana çıkan ayıp nedeniyle sorumludur. Yapılan işin ortaya çıkan ayıba rağmen eserin reddini gerektirecek nitelikte olmadığı da anlaşılmış olup bu durumda davacının bedel tenzili isteyebileceğinin kabulü gerekir.

8.2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nce istinaf başvurusunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ise de; 01.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda davacı yüklenicinin yaptığı eserin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 475/1. maddesi gereğince reddedilemeyecek düzeyde olduğunun tespiti yapıldığından, (7.3) numaralı bentte belirtilen TBK 472/3 ve 475/3 madde hükümleri gereğince bedelden makul düzeyde bir indirim yapılarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (6) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin ek karara karşı yapmış olduğu temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesinin 12.06.2023 tarihli ek kararının ONANMASINA,

Yukarıda (8.1) ve (8.2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında verdiği karar usul ve yasaya aykırı görüldüğünden davalı yararına BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının talep halinde temyiz eden davalı tarafa iadesine

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 25.12.2024 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/2885, K. 2024/5158, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2885
Karar No
2024/5158
Tarih
25 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/2890 K.2024/7340
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/2894 K.2024/7856
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/2904 K.2024/11407
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/2911 K.2024/5090
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/2912 K.2024/6608
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/2913 K.2024/11539

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.