KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/2968 E., 2024/4076 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/459 E., 2023/476 K.
- İlk derece mahkemesi
- Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/498 E., 2023/10 K.
Karar Metni
706 kelime·4 dk okuma
Talep eden vekili, davalı kooperatiften alacaklı olduğunu, yapılan icra takibinde Aydın İli, İncirliova İlçesi, Sandıklı Mahallesi, 150 ada 1 parsel A/31 ve A/32 no.lu bağımsız bölümler üzerine haciz konulduğunu, arsa sahipleri tarafından kooperatife karşı Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/1118 Esas sayılı dosyası kapsamında sözleşmenin feshi ile tapu iptali tescil davası açıldığını, ancak bu yargılama sırasında kooperatifin tüzel kişiliğinin sona erdiğini ve ticaret sicilinden terkin edildiğini, ihya edilip taraf teşkili sağlanmadan arsa sahipleri lehine tapu iptali tescil kararı verildiğini,
bu şekilde arsa sahiplerinin kötü niyetle Kooperatifin tüzel kişiliğinin olmadığını gizleyerek mahkemenin hatalı karar vermesine sebep olduklarını ve davacı lehine hacizli olan taşınmazları haksız iktisap ettiklerini ileri sürerek; yargılamanın yenilenerek mahkemenin 2015/1118 E. 2017/90 K. sayılı kararının iptal edilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
Bir kısım karşı taraf vekili; kooperatifin sicilden geçici olarak silinmiş olsa dahi tasfiye edilmediği için tüzel kişiliğinin hukuken devam ettiğini, davanın 3 aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davacı tarafın taşınmaz üzerindeki haczinin yasal süresi içinde satış işlemlerine başlanılmaması nedeni ile düştüğünü savunarak, talebin reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince; HMK'nın 379/2 maddesi uyarınca davanın süresinde açılmaması ve hile olgusuna dair yeterli delil ileri sürülmemesi nedeniyle yargılamanın yenilenmesi koşulları oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı talep eden vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı talep eden vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesince 09.05.2023 tarihli ek karar ile kararın dava değeri itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı talep eden vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1. 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 22. maddesiyle 6100 sayılı Kanun'un ek 1 nci maddesine eklenen fıkra ile “(3) İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır.” düzenlemesi yapılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar 09.05.2023 tarihli ek karar ile kararın dava değeri itibariyle kesin olduğu belirtilmiş ise de eldeki dosyada 15.10.2020 tarihli kaldırma kararı bulunmakta olup kaldırma karar tarihindeki temyiz sınırı 72.070,00 TL olup talep eden vekilinin alacaklı olduğu icra dosyasındaki dosya hesabının temyiz sınırının üzerinde olduğu anlaşıldığından ek kararın kaldırılarak talep eden vekilinin temyiz isteminin incelenmesine geçilmiştir.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre talep eden vekilinin tüm temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
3. HMK 374 ve devamı maddelerine göre yargılamanın iadesi için talepte bulunan açısından kesin bir hüküm veya kesinleşmiş bir hükmün mevcut olması gerekmektedir. Yargılamanın iadesine konu davada yargılamanın iadesini talep eden Promer Mühendislik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. taraf olmadığından, hukukunu etkileyen dava konusu kararı kanun yollarına götürme imkanı varken yargılamanın iadesi davası açmada hukuki yararı yoktur.
Yargılamanın iadesi davasının hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle reddi doğru olmamış ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının ve gerekçesinin düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/2968, K. 2024/4076, 14 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama