KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/3023 E., 2024/4171 K.·Birleşen Mahkememizin 2020/194 Esas Sayılı Dosyası
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/413 E., 2023/523 K.
- Hüküm/karar
- Asıl Dava Kabul, Birleşen Dava Yönünden Karar Verilmesine Yer
Karar Metni
705 kelime·4 dk okuma
Olmadığına, Diğer Davalılar Yönünden Kabul
Taraflar arasındaki asıl davada genel kurul kararının iptali, birleşen davada tapu iptali ve tescil istemlerinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar S.S. Aktif Konut Yapı Kooperatifi, davalı ..., davalı ... vekillerince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 19.11.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde asıl ve birleşen davalarda davalılar vekili Avukat ..., davalı asil ... ile asıl ve birleşen davada davacı asil ... ve vekili Avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1-İlk derece mahkemesince, genel kurul kararının iptali istemli asıl davada davanın kabulüne, kooperatif ortaklığından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemli birleşen davada davanın reddine karar verilmiştir.
2-İlk derece mahkemesi kararına karşı asıl davada davalı, birleşen davada davacı vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi (kapatılan) 2015/7354 Esas, 2017/1990 Karar sayılı ilamı ile asıl dava bakımından mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiş, davacı vekilinin karar düzeltme talebi üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin (kapatılan) 2017/2529 Esas, 2019/3268 Karar sayılı ilamı ile davacının, davalı kooperatif aleyhine tapu iptali ve tescili istemiyle açılan dava dosyasındaki talepler ile bu davadaki talebin birbirini etkiler mahiyette olduğu,
mahkemece her iki dava dosyasının birleştirilmesi gerektiği ve davalı kooperatifin sunduğu masraf makbuzları incelenerek davacının edimlerini yerine getirip getirmediği araştırılarak hüküm kurulması gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Birleşen dava bakımından ise Yargıtay 23. Hukuk Dairesi (kapatılan) 2014/10996 Esas, 2015/6945 Karar sayılı ilamı ile davalı kooperatif ile davacının yöneticisi olduğu dava dışı Atuğ Akdeniz Grup İnşaat Taahhüt Proje Özel Eğitim ve Tanıtım Hizmetleri Ticaret Ltd.
Şti. arasında imzalanan sözleşmeler kapsamında edimin ne kadarının yerine getirilip, ne oranda bedele hak kazanıldığı da belirlenerek, davacının dava konusu taşınmazlara hak kazanıp kazanamadığının saptanması, hak kazandığının saptanması durumunda davanın kabulüne, henüz hak kazanmadığının, bu nedenle kendi adına tapu iptali ve tescil isteyemeyeceğinin belirlenmesi halinde ise dava konusu bağımsız bölümlerin tapu kaydının davalı kooperatif adına tesciline karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye ve yanılgılı gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Birleşen dava bakımından bozma sonrası davanın kabulüne dair verilen hüküm, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin (kapatılan) 2016/9795 Esas, 2019/3267 Karar sayılı kararı ile her iki dava dosyasının birleştirilerek davalı kooperatifin sunduğu masraf makbuzları incelenerek davacının edimlerini yerine getirip getirmediği araştırılarak gerek ihraç kararının iptali, gerek tapu iptali ve tescili talepleri yönünden oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
3- İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen asıl ve birleşen davanın kabulüne ilişkin karara karşı asıl ve birleşen davada davalı kooperatif, birleşen davada davalı ... ve ... vekilince süresinde duruşmalı olarak temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma ilamının içeriği ve usuli kazanılmış hak ilkesinin re'sen gözetildiği; kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; dava konusu edilen bağımsız bölümlerin iş karşılığı olarak davacıya verilmesinin kararlaştırıldığı, 05.05.2009 tarihli yönetim kurulu kararı ile davacının ortaklığa kabul edildiği, devamında ek sözleşme ve 26.06.2009 tarihli genel kurul kararı ile dava konusu edilen bağımsız bölümlerin davacıya tahsis edildiği, bağımsız bölümlerden birine ilişkin 21.08.2010 tarihli teslim tutanağı düzenlendiği,
davacının sözleşme gereği edimlerini yerine getirdiği ve davalı kooperatif tarafından sunulan makbuzların sözleşme dışı harcamalara ilişkin olduğunun anlaşılması karşısında davalı taraflarca asıl ve birleşen davalara yönelik ileri sürülen temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/3023, K. 2024/4171, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama