KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/3168 E., 2024/4175 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/301 E., 2023/547 K.
- Hüküm/karar
- Ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/722 E., 2019/1255 K.
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 19.11.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalılardan Adaser Paner San ve Tic. A.Ş. vekili Avukat ...., davalı ..... San ve Tic. A.Ş. vekili Avukat ...'in gelmiş olmarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1- İlk derece mahkemesince, eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıp giderim bedelinin tahsili istemli davada, davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
2-İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, taraflar arasındaki sulh ve ibra protokolünün sözleşmeden kaynaklanan tüm uyuşmazlıklar için düzenlendiği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe yönünden kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, değişik gerekçe ile davanın reddine karar vermiştir.
3-Bu karara karşı süresinde davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; taraflar arasındaki 26.09.2013 tarihli sulh ve ibra protokolüne göre sözleşmeden kaynaklanan herhangi bir hususta davalılardan bir talepte bulunulmayacağının düzenlendiği gibi sulh ve ibra protokolünün davalılar yararına sorumsuzluk anlaşması niteliği de bulunduğu gözetildiğinde davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/3168, K. 2024/4175, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama