KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/3455 E., 2024/4739 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2024
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1065 E., 2023/1060 K.
- Hüküm/karar
- Kısmen Kabul
- İlk derece mahkemesi
- Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/67 E., 2019/264 K.
Karar Metni
585 kelime·3 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekilince duruşmasız, davalı ... vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.12.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davalı ... vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ...'nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklmaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1- İlk Derece Mahkemesince, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan geriye etkili fesih, müdahalenin men’i, tapudaki şerhin terkini ve tazminat davasında yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ifası imkansız hale geldiğinden feshine, taşınmaza yönelik müdahalenin men'ine ve tapudaki şerhin terkinine ve davacının manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
2- İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalılar vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesince davalıların istinaf yolu başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının açtığı sözleşmenin feshi davasının, taşınmaza vaki el atmanın önlenmesi, tapu kaydındaki şerhin terkini ve manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.
3- Bu karara karşı davacı arsa sahibince temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 11.04.2023 tarihli, 2022/1240 Esas, 2023/1387 Karar sayılı ilamı ile taraflar arasında düzenlenen 09.10.2014 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde, belediyenin vereceği imar iznine bağlı olmak üzere toplam 10 adet havuzlu müstakil villa inşa edileceği, bu villaların 3,5 adetinin arsa sahibine, 6,5 adetinin yükleniciye ait olacağı kararlaştırıldığı, inşaat süresinin ruhsattan itibaren toplam iki yıl olarak belirlendiği, projelerin hazırlanması ve yapı ruhsatı alınmasıyla ilgili tüm yükümlülüklerin yükleniciye ait olduğu, ruhsat başvurusu üzerine,
ilgili belediyenin 20.03.2015 tarihli yazısında; yapı ruhsatı düzenlenmesi istenilen parselin zeytinlik sahasında kaldığı, imar hudutları kapsamı içine alınması hâlinde altyapı ve sosyal tesisler dahil toplam yapılaşmanın, zeytinlik alanının % 10’unu geçemeyeceğinin bildirildiği, yüklenici %10 sınırını gözeterek yeni bir mimari proje hazırlamış ise de inşaat alanının 2061,93 m²'den 942,05 m² düşürüldüğü,
bu durumda sözleşmede vasıfları tanımlanan yapının, tarafların kusuru olmaksızın, parselin imar durumu nedeniyle, inşa edilmesinin imkansız olduğu anlaşılmakla arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ifası imkansız hale geldiğinden feshine, taşınmaza yönelik müdahalenin men’ine ve tapudaki şerhin terkinine, sözleşmenin ifasının imkansız hale gelmesinde taraflara atfı kabil bir kusur bulunmadığından tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda;
davanın kısmen kabulü ile taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ifası imkansız hale geldiğinden feshine, taşınmaza yönelik müdahalenin men'ine, tapudaki şerhin terkinine ve davacının manevi tazminat isteminin reddine karar veilmiştir.
Bu karara karşı davalılar vekillerince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya duruşmalı olarak incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle; inşaat alanının 2061,93 m²'den 942,05 m² düşürüldüğü, bu durumda sözleşmede vasıfları tanımlanan yapının, tarafların kusuru olmaksızın, parselin imar durumu nedeniyle, inşa edilmesinin imkansız olduğu anlaşılmakla, davalılar vekillerinin tüm temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/3455, K. 2024/4739, 10 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama