KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/3479 E., 2024/4730 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/663 E., 2023/1071 K.
- Hüküm/karar
- Kabul
- İlk derece mahkemesi
- Aydın 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/223 E., 2020/379 K.
Karar Metni
693 kelime·3 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ile ... vekilince duruşmalı, davacılar vekili ile dahili davalılar ... ve ... tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.12.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacılar ... vd. vekili Avukat ... ile davalı asiller ... ve ..... geldiler. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1-İlk Derece Mahkemesince; taraflar arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davacı yüklenicinin inşaatı tamamladığı, yapı kullanma izin belgesi aldığı, sözleşme uyarınca tarafına düşen bağımsız bölümleri hak ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile Aydın ili, Efeler ilçesi, Meşrutiyet Mahallesi 397 ada 16 Parsel 2, 5, 6, 7 no.lu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile 1/2 hisse oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
2-İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalılar vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesince yargılama giderleri bakımından istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
3-Bu karara karşı süresinde davalılar ... ile ... vekilince duruşmalı, davacılar vekili ile dahili davalılar ... ve ... tarafından duruşmasız olarak temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
3.a-Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacılar vekilinin tüm temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
3.b- Davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Taraflar arasında Aydın 2. Noterliği’nin 24.02.2015 tarih ve 4618 no.lu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanmıştır. Davacı yüklenici, davalılar ise arsa sahibidir. Sözleşme uyarınca davacı yükleniciye düşen bağımsız bölümlerin tapularının devri aşamalı şekilde düzenlenmiştir.
Davacı yüklenici inşaatı bitirip tamamladığı, yapı kullanma izin belgesi aldığı, ancak davalı arsa sahiplerinin sözleşme uyarınca aşamalı şekilde vermesi gereken tapuların verilmediği iddiasıyla tapu iptal ve tescil talebinde bulunmuştur. Yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, yargılama giderlerinden davalı arsa sahipleri sorumlu tutulmuştur.
Kararın davalı arsa sahipleri vekilince istinaf edilmesi sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince, sözleşme uyarınca davacı yükleniciye dört bağımsız bölüm düştüğü, bu bağımsız bölümlerden ikisinin sözleşme uyarınca dava tarihinden önce tapusunun devri gerekirken devredilmediği, bu bağımsız bölümler yönünden davalıların dava açılmasına sebebiyet verdikleri, bu nedenle yargılama giderlerinden kısmen sorumlu tutulmaları gerektiği gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Borçlu temerrüdünden bahsedebilmek için alacaklının yöntemine uygun ihtarı ile borçlunun temerrüde düşürülmüş ya da kararlaştırılan kesin vadede borcun ifa edilmemiş olması gereklidir (6098 sayılı TBK 117. maddesi). Somut olayda sözleşmede kararlaştırılan aşamalı tapu devri kesin vade olmadığı gibi alacaklı yüklenicinin yöntemine uygun ihtarı ile davalı arsa sahipleri temerrüde düşürülmemiştir. Bu nedenle davalı arsa sahiplerinin dava açılmasına sebebiyet vermedikleri anlaşıldığından aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Kararın bu nedenle bozulması gerekirse de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK'nın 370/2. fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/3479, K. 2024/4730, 10 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama