KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/3521 E., 2024/2043 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2956 E., 2023/50 K.
- Hüküm/karar
- Esastan Red
- İlk derece mahkemesi
- İskenderun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/170 E., 2022/170 K.
Karar Metni
1.229 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı faiz alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında Katı Atık Değerlendirme ve Bertaraf tesislerinin işletme ve irtifak hakkı verilmek sureti ile kurulması ve işletilmesi işine ait sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 11. maddesine göre davalı tarafından bertaraf bedellerinin her ay müvekkiline ödenmesinin gerektiğini, her ay tanzim edilen fatura bedellerinin her ayın son gününe kadar ödenmemesi sebebi ile tacir olan müvekkilinin ticari faiz talep etme hakkının bulunduğunu, müvekkilinin bu talebini gerekli olmasa da yazılı olarak davalı tarafa ilettiğini,
fatura bedellerine baştan beri ödenmemesi nedeni ile 3095 sayılı kanun kapsamında faizin hüküm altına alınabilmesi için bu davanın ikame edildiğini, bu sebeple ödenmeyen bertaraf bedellerine tahakkuk eden ticari faizin tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000,00 TL ticari faizin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava ve talebin zamanaşımına uğradığını, davanın kısmi dava olarak açıldığını ve verilen hizmet bedelinin belirlenebilir olduğunu bu sebeple davanın reddinin gerektiğini, yapılan iş bedellerinin sözleşmenin 11. maddesi uyarınca her ay ödeneceği belirtilmişse de müvekkili şirketten alacağın tahsilinde faize ilişkin itirazı kayıt koyulmadığını, bu nedenle asıl alacağı itirazsız olarak kabzeden davacının bir daha alacağın feri olan faiz isteme hakkı bulunmadığını, davalıya temerrüde düşürecek her hangi bir işlemin yapılmadığını,
davacı ile müvekkili arasında imzalanan 14/03/2013 tarihli mutabakat metnine göre tarafların sözleşme fiyatlarındaki artış yönünden ÜFE oranlarının fiyata yansıması ve ve oluşan farkların mahsuplaşılıp ödenmesi miktar ve usulünde mutabık kaldıkları ve sadece ana paranın talep edileceği hususunda anlaştıklarını, faiz yada gecikme bedeli gibi fark talep edilmeyeceğinin kararlaştırıldığını, mahkemece mutabakat metni sadece üfe fark alacaklarına özgü kabul edilse dahi bu hususun yargılamada gözetilmesi gerektiğini, davalı Birliğin Tüzüğü gereği üye belediyelerden oluştuğu hizmetin aslında belediyelere verildiği,
hakedişe esas puantajların birlik ve belediyeler tarafından oluşturulduğunu ve belediye tarafından yapılan ödemenin davacıya aktarıldığını, bu nedenle davanın kabulü halinde ödemenin ilgili belediyelerce yapılacağından davanın Erzin, Payas, Dörtyol, İskenderun, Belen ve Arsuz Belediyelerine ihbarına karar verilmesini, düzenlenen sözleşmede her hangi bir faiz oranının kararlaştırılmadığını ve davalı tarafın kamu kuruluşu olması nedeni ile ancak kanuni faiz talep edilebileceğini bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2019/2971 E 2021/678 K. sayılı kaldırma kararı doğrultusunda hazırlanan rapora göre taraflar arasında Arsuz, İskenderun, Payas, Erzin, Dörtyol, Belen Belediye Başkanlıkları'nın sorumluluk bölgesinde katı atıkların toplanmasına ilişkin 28/01/2009 tarihinde sözleşme imzalandığı, yapılan sözleşme neticesinde Katı Atık Değerlendirme ve Bertaraf tesislerinin İşletme ve İrtifak hakkı verilmek suretiyle kurulması ve işletilmesi işine ait hak ediş faturalarının davalı birlik tarafından her ay ödeneceği düzenlendiği, ancak ay sonları geçtiği halde ödemelerin zamanında yapılmadığı veya aksatıldığı,
sözleşmenin incelenmesinden, ödemeler bakımından kesin vade belirlendiği gibi, davacıların faiz ödemelerinin yapılmadığı belirten yazılı beyanları da davalının çalışanlarına teslim edildiğinden faiz alacağının talep edilebilir olduğu sonucuna varıldığı, bilirkişi incelemesi sonucunda da, asıl borcun ödenmediği, bu nedenle faiz alacağının sona ermediğinin anlaşıldığı ve davacı şirketin davalıdan 364.208,00 TL faiz alacağının bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinde 2009 yılından 2014 yılına kadar geçen 5 yıllık sürede ödeme usulünde zımni, yerleşik ve teamüli bir uygulama oluştuğunu, sözleşmede hak edişlerin har ay ödeneceği belirtilmişse de ödenmemesi veya geç ödenmesi halinde ödenmeyen veya geç ödenen kısma faiz uygulanacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığını, taraflar arasında imzalı 14.03.2013 tarihli mutabakatla davacı tarafın, davalı idareden alacaklarına ilişkin faiz ve gecikme bedeli gibi herhangi bir fark talep etmeyeceğini kabul ettiğini, bu feragatnamenin taraflar arasındaki rutin uygulamayı gösterdiğini,
yapılan ödemelerle asıl borcun sona ermiş olduğunu, faiz isteminin de hukuki dayanağını yitirdiğini, faizin asıl alacağın feri olup asıl alacak sona erdiğinde fer'i alacakların da sona ermiş sayılacağını, faiz alacağının ancak asıl alacağın ödenmemiş olması ve ihtirazi kayıtla ödemenin kabul edilmesi halinde dava konusu yapılabileceğini, 2009 yılından dava tarihine kadar düzenlenen fatura bedellerinin davacıya ödendiğini, davacının dava tarihinden sonraki faturalarda faize dair şerh düşmeye başladığını, ancak bunun da kabul edilmediğinin davacıya bildirildiğini, davacı taleplerinin dava tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını,
davacının sözleşmenin 42. maddesi uyarınca oluşturulacak komisyona başvurmadan dava açamayacağını belirterek, kararın kaldırılması talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece dosyada bulunan delillerin takdirinde hata yapılmadan iddia ve savunma ile birlikte hukuka uygun şekilde değerlendirilmek suretiyle, yasal ve hukuksal gerekçelere ve maddi delillere dayandırılarak, Dairemizce verilen kaldırma kararı gereği alınan denetlemeye ve hüküm vermeye elverişli bilirkişi raporu gözetilerek verilmiş olduğu anlaşılmakla, usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen karara karşı tüm istinaf sebepleri yerinde bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyizinde, istinaf nedenleri temyiz sebepleri olarak tekrar edilerek kararın bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında fatura edilerek ödenen tutarlar nedeniyle faiz alacağının tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117. ve 131. maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6098 Sayılı TBK. 117. maddesinde (818 Sayılı BK.
101. madde); muaccel bir borcun borçlusunun, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşeceği, borcun ifa edileceği günün, birlikte belirlenmiş (kesin vade bulunması) veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle borçlu temerrüde düşmüş sayılacağı şeklinde düzenlenmiş olup bu halde faiz talep edilebilecek olmakla; somut olayda, davacı iş bedellerini ihtirazi kayıt koymaksızın tahsil ettiği gibi yasanın aradığı nitelikte temerrüt ihtarı tebliğ etmediği için davalının faiz borcu hiç doğmamıştır.
Kaldı ki TBK 131/1,2. Maddesine göre de, asıl borç ifa ya da diğer bir sebeple sona erdiği takdirde, buna bağlı faiz alacağı sona erecek olup, ihtirazi kayıt konulmaksızın asıl alacak kabul edildiğinden artık doğmuş faizler istenilemeyecektir. Bu durumda davanın reddi gerekmesine rağmen kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir
VI. KARAR
1.Yukarıda değerlendirme bölümünün 1 numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Değerlendirme bölümünün 2 nolu bendinde yer alan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 06.01.2023 tarih ve 2022/2956 Esas 2023/50 Karar sayılı kararının ORTADAN KALDIRILARAK ilk derece mahkemesi kararının davalı yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/3521, K. 2024/2043, 10 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama