KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/3543 E., 2024/4916 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1681 E., 2023/960 K.
- Hüküm/karar
- Ret
- İlk derece mahkemesi
- Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/225 E., 2021/128 K.
Karar Metni
589 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ve maddi manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün, davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmiştir. Belli edilen günde davalı vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşıldığından onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1-İlk Derece Mahkemesince, davacı yüklenicinin edimlerini yerine getirmediği, iskan ruhsatını almadığı, bu nedenle sözleşmeyi fesih hakkının bulunmadığı, A 1 ve A 2 no.lu bloklardaki eksik işlerin davalı arsa sahibince yerine getirildiği, B 1 ve B 2 blokların inşasının engellendiğine ilişkin iddianın ispat edilemediği, yüklenicinin bu blokların inşasını süresinde tamamlamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
2-İlk Derece Mahkemesi kararına karşı, davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına; davacı yüklenici fesihte kusurlu da olsa yaptığı imalatın bedelini talep edebileceği gerekçesiyle, yeniden esas hakkında karar verilmesine, davacınının imalat bedeline ilişkin talebinin kabulü ile taleple bağlı kalınarak 10.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
3-Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararına karşı taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizin 2021/5389 Esas, 2022/5019 Karar sayılı ilamıyla; davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, davalı arsa sahibi vekilinin temyiz itirazları yönünden davalı arsa sahibinin yükleniciden bağımsız bölüm satın alanlara tapu devri yapmış ve bunların iadesini talep etmemiş olmasına göre sözleşmenin ileriye etkili feshini talep ettiği, mahkemece inşaatın fiziki seviyesi belirlenmeden ve bu yönde bir hüküm tesis edilmeden sonuca gidilmesinin doğru olmadığı, kabul şekli itibariyle de yüklenicinin üçüncü kişilere sattığı dairelerin bedeli, imalat bedeli alacağından mahsup edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar, davalı arsa sahibi yararına bozulmuştur.
4-Bölge Adilye Mahkemesince, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, imalat seviyesinin %90,80 olduğu, yüklenicinin yaptığı imalatın dava tarihindeki değerinin 1.748.523,50 TL olduğu, buna karşılık 3. kişilere sattığı 9 adet bağımsız bölümün değerinin de 1.635.000,00 TL olduğu, yüklenicinin bakiye 113.523,50 TL imalat bedeli alacağı kaldığı gerekçesiyle, taraflar arasındaki sözleşmenin ileriye etkili olarak feshine, davacının imalat bedeli dışındaki tazminat taleplerinin reddine, davacının imalat bedeli alacağı yönünden taleple bağlı kalınarak 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, bozma doğrultusunda karar verildiği ve dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; davalı arsa sahibi 1454 ada 2 parsel 3. kat 11 no.lu bağımsız bölümün, yüklenici tarafından daha önce üçüncü kişilere satıldığını, bu bağımsız bölümü sonradan bedelini ödeyerek üçüncü kişiden satın aldığını, dolayısıyla bu bağımsız bölümün bedelinin de yüklenicinin imalat bedeli alacağından mahsup edilmesi gerektiğini savunmuş ise de,
dosyada bulunan tapu kayıtlarından söz konusu bağımsız bölümün 28.11.2011 tarihinde kat irtifakı tesis işlemi ile davalı arsa sahibi adına tescil edildiği, iddia edildiği gibi tapu devri görmediği, davalının bu yöndeki savunmasını ispat edemediği anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/3543, K. 2024/4916, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama