KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/3650 E., 2024/1917 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2024
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/2524 E., 2023/716 K.
- Hüküm/karar
- Esastan Red
- İlk derece mahkemesi
- Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi(Ticaret Mah. Sıft.
- Sayısı
- 2018/664 E., 2020/200 K.
Karar Metni
657 kelime·3 dk okuma
1- İlk derece mahkemesince, kooperatif genel kurul kararının iptali davasında yapılan yargılama sonucu; davaya konu kooperatif hissesinin ... adına kayıtlı iken 08.12.2015 tarihinde ...'a devredildiği, ... tarafından 07.01.2016 tarihinde ...'a devredildiği, ... tarafından da 24.11.2016 tarihinde davacı ...'e devredildiği ve bu devirler sonucu üyeliğin davalı kooperatif tarafından kabul edildiği, Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/72 D.
İş sayılı dosyası ile diğer sanıklarla birlikte ...'nin de ortağı bulundukları şirketlerdeki paylarının yönetimi ve temsili amacıyla Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna kayyım olarak atanmasına karar verildiği, ancak davacının söz konusu hisseyi ...'den devralmadığı, ...'den sonra arada iki faklı kişinin bulunduğu, ilk devir ile davacının hisseyi satın aldığı tarih arasında yaklaşık bir yıllık sürenin bulunduğu, davacı ve hisseyi devraldığı ... hakkında herhangi bir soruşturmanın bulunmadığı ve haklarında kayyum atanmasına dair karar verilmediği,
davacının doğrudan ...'den devraldığı bir hisse söz konusu olmadığından davacıya ait hissenin 686 sayılı KHK'nın 4. maddesi kapsamında kabul edilmesinin mümkün olmayacağı, davacının 24.01.2018 tarihli genel kurul kararının iptali talebiyle ilgili ise davacıya toplantı çağrı davetiyesinin gönderilmediği ve yapılan genel kurul toplantısına katılmamış olması karşısında anılan yasa hükmü uyarınca genel kurul kararının çağrısız genel kurul niteliğinde olduğundan hukuken yok hükmünde olduğu,
davalılar TMSF ve Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından söz konusu işlemler gerçekleştirilmediğinden bu davalılara husumet yöneltilemeyeceği gerekçeleriyle Uşak Ticaret Sicil Müdürlüğü ve TMSF aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, SS. ... Konut Yapı Kooperatifi aleyhine açılan davanın kabulü ile davacının davalı kooperatif üyesi ve pay sahibi olduğunun tespitine, SS. ...
Konut Yapı Kooperatifinin 24/01/2018 tarihli genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespitine dair karar verilmiştir.
2-İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilince; yargılama giderleri yönünden davalılardan sadece kooperatif tüzel kişiliğinin sorumlu tutulmuş olması şeklinde karar verilmiş olmasının hatalı olduğu, mahkemenin kararında davacı müvekkili haklı olduğu halde ve lehine karar verilmiş olmasına karşın diğer davalıların yargılama giderlerinden ve ücreti vekaletten sorumlu tutulmamış olmasına karar verilmiş olması ve yine aleyhine yargılama ücreti ve vekalet ücretlerinden sorumlu tutulmasına karar verilmiş olmasının da hatalı olduğunu ileri sürerek, davalı kooperatif vekilince ise;
mahkeme kararının hatalı ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi tarafından; dava dışı ...'nin üyelik sıfatının bulunmadığı hususunda yeterince bilgilendirilmediği anlaşılan davalı TMSF dava açılmasına sebebiyet vermediği gibi hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş olması da nazara alınarak mahkemece davalı TMSF aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı,
yine kararda kanuna ve hukuka aykırı bir yön bulunmaması nedenleriyle, davacı ve davalı vekilinin istinaf itirazlarının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
3-Bu karara karşı davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, keza; davacı vekilinin yargılama giderleri yönünden davalılardan sadece S.S. ...
Yapı Konut Kooeratifi tüzel kişiliğinin sorumlu tutulmuş olması şeklinde karar verilmiş olmasının hatalı olduğu, mahkemenin kararında davacı haklı olduğu halde ve lehine karar verilmiş olmasına karşın, diğer davalıların yargılama giderlerinden ve ücreti vekaletten sorumlu tutulmamış olmasına karar verilmiş olması ve yine aleyhine yargılama ücreti ve vekalet ücretlerinden sorumlu tutulmasına karar verilmiş olmasının da hatalı olduğuna dair temyiz itirazları, haklarında dava açılmasına sebebiyet vermeyen davalılar bakımından pasif husumet yokluğundan red kararı verildiği de gözetilerek,
mahkemece hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderine ilişkin hüküm fıkralarında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/3650, K. 2024/1917, 3 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama