KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/3700 E., 2024/4951 K.·Birleşen Ankara 9.AHM'NİN 2014/488 E. 2016/671 K. Sayılı Dosyasında: Birleşen Ankara 11.AHM'NİN 2016/570 E. 2016/602 K. Sayılı Dosyasında:
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/388 E., 2023/551 K.
- Karar
- Asıl ve Birleşen Davaların Esası Hakkında Karar Verilmesine
Karar Metni
606 kelime·3 dk okuma
Yer Olmadığına
Mahkemece, itirazın iptali ve alacak davasında davalılar ...ve ...'ın iflas etmiş oldukları, iflas tarihi itibariyle davacıların alacak miktarının asıl davada 255.246,57 Türk Lirası, birleşen 9 ATM'nin 2014/488 E. sayılı davada ... yönünden 1.222.959,39 Türk Lirası, ...yönünden 64.366,28 Türk Lirası, birleşen Ankara 11 ATM'nin 2016/570 esas sayılı davada ... yönünden 1.859.533,83 Türk Lirası ...yönünden 97.870,20 Türk Lirası olduğu bu miktar alacakların davalılar ...ve ...'ın iflas masasına kayıt kabulüne, asıl ve birleşen davalarda davalı ...Ş. bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı asıl ve birleşen davalarda davalı ... ve asıl ve birleşen davalarda davalı iflas idaresi vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 2022/5213 Esas ve 2023/249 Karar sayılı ilamıyla davalı ...Ş. ile imzalanan 24.06.2011 tarihli protokolün taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi belirleyen çatı sözleşme niteliğinde olup, geçerli olduğu, 19.08.2011 tarihli ek protokolün sadece ödeme programını belirlediği, bu durumda Soyut Yapı ve Mühendislik A.Ş.' nin de hisse devrinden dolayı yapılması gereken ödemelerden sorumlu olması gerekirken Soyut Yapı ve Mühendislik A.Ş. bakımından asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada davalılar tarafından sunulan 27/05/2022 tarihli protokol içeriğinden mahkemenin asıl ve birleşen davalarına konu olan ve daha önce hükmedilen tüm alacakların davacılar tarafından tahsil edildiği, davacılar tarafından davalı gerçek kişi ve şirketin ibra edildiği davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla, asıl ve birleşen davaların esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karara karşı asıl ve birleşen davalarda davalılar Müflis ...ve ... iflas masası vekilince duruşmasız ve davalı ...Ş. tarafından duruşmalı temyiz edilmişse de; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usuli eksiklikler yönünden yapılan incelemede duruşma isteminin mahiyet itibariyle reddedilerek incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. Gereği konuşulup düşünüldü:
1- Taraflar arasında imzalanan 27.05.2022 tarihli protokolün 1. maddesinde davacıların Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 03.02.2021 tarih, 2012/18 E., ve 2021/78 K. sayılı asıl dava, aynı dosya ile birleşen Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait 2014/488 E., 2016/671 K. sayılı birleşen dava yine bu dosya ile birleşen Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/570 E. ve 2016/602 K. sayılı birleşen davası ile davaların konusunu teşkil eden, Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2011/15142 ve 2011/15143, Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2012/2827 E.sayılı takip dosyaları,
ayrıca bu davalardan bağımsız şekilde açılıp sonuçlanan Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait 2021/181 E. 2021/355 K. sayılı kararlarda, kendileri lehine hükmedilen tüm alacaklarını tahsil ettiğini, borçluların başkaca hiçbir borcu kalmadığını, gayrikabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ettiklerinin kararlaştırıldığı,
protokole göre mahkeme kararları gereğince davacıların kendileri lehine hükmedilen tüm alacaklarını tahsil ettiğini, borçluların başkaca hiçbir borcu kalmadığını, beyan edildiğine göre mahkemece hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretinin ibraname kapsamında kaldığından davacılar lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiş ise de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/3700, K. 2024/4951, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama