KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/3851 E., 2024/4910 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1769 E., 2021/1782 K.
- Karar
- İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
- İlk derece mahkemesi
- Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/428 E., 2021/401 K.
Karar Metni
437 kelime·2 dk okuma
1) İlk Derece Mahkemesince; somut olayda, davacının davalı ile yapılan sözlü sözleşmeye dayanarak davalıya ait reklamların seçim döneminde muhtelif tarihlerde gazetelerinde ve internet sitesinde yayınlandığını, bedelinin ödenmediğini iddia edeerek eldeki davayı açtığı, dosya kapsamına göre taraflar arasında yazılı bir eser sözleşmesi bulunmadığı, genel ispat kuralları doğrultusunda yüklenicinin işin yapılıp teslim edildiğini yani ilan ve reklamın yayınlandığını ispatlamak zorunda olduğu, sunulan ilanlara ait gazete örnekleri ve internet reklamı örneklerinden davalının seçim döneminde ilgili ilanların yapıldığı görüldüğü,
davalının ilanları gazetede ve internet sitesinde yayınladığından, vekaleti olmadan başkası namına tasarrufta bulunmuş sayıldığı gerekçesiyle bilirkişiden rapor alınarak gazete ve internet reklamı uyarınca işin mahiyet ve niteliği itibariyle ve ilanların yayınlandığı tarihlere göre davacının vekaletsiz iş görme hükümleri uyarınca talep edebileceği miktar hesaplatılarak davanın kabulüne, 1.000,00 Türk Lirası'nın 26/06/2019 tarihinden, 126.540,00 Türk Lirası'nın ıslah tarihi olan 18/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
2) Karara karşı davalı vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dosya kapsamında toplanan delillere ve özellikle İlk Derece Mahkemesince konusunda uzman bilirkişiden aldırılan raporlardaki tespit ve değerlendirmelere göre ilk derece mahkemesinin somut olaya yönelik kanıtları takdirinde ve hukuki ilişkiyi nitelendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3) Bu kararın süresinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Her ne kadar davanın kabulüne karar verilmiş ise de; dosyasında bulunan mail yazışmalarında davalı dışında kişi ve kurumlarca yayın ve ilân taleplerinde bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Söz konusu mail yazışmalarında davalının hiçbir şekilde ismi geçmemekte olup, bu durumda sırf menfaatine iş yapılması yeterli olmadığından TBK 526. maddesinde düzenlenen "Vekâleti olmaksızın başkasının hesabına işgören, o işi sahibinin menfaatine ve varsayılan iradesine uygun olarak görmekle yükümlüdür." hükmü gereğince kişinin menfaatinin yanında varsayılan iradesine de uygun olarak işin yapılması gerekir.
Haber yapımına dair mail yazışmaları dikkate alındığında böyle bir irade bulunmadığı gibi aksi yönde bir delil de bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/3851, K. 2024/4910, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama