KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/3946 E., 2024/1439 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/818 E., 2023/828 K.
- Hüküm/karar
- Kabul
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/14 E., 2023/67 K.
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma
1- İlk Derece Mahkemesince; sıra cetveline şikayet ve muvazaa nedenine dayalı sıra cetveline itiraz davasında, davalı alacaklının süresinde masraf yatırarak satış talep etmesi nedeniyle haczinin düşmediği, bu nedenle davacının davalının sırasına yönelik itirazının yerinde olmadığı, alacağın esasına yönelik itiraz yönünden ise davalının alacağının varlığı için delil sunamadığı, senedin her zaman kolayca düzenlenebilir nitelikte bir belge olduğu gerekçesiyle alacağın esasına yönelik itiraz yönünden davanın kabulü ile sıra cetvelinde davalıya ayrılan payın, işbu davadaki vekalet ücreti ve yargılama giderleri de dahil olmak üzere davacının alacağın tahsis edilmesine, arta kalan para olması halinde bunun davalıya ait takip dosyasına ödenmesine karar verilmiştir.
2- İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından, davacı alacaklının 20.08.2015 düzenlenme ve 05.01.2016 ile 06.01.2016 vade tarihli iki adet senede dayanarak 12.01.2016 tarihinde ihtiyati haciz talep ettiği ve 22.01.2016 tarihinde ihtiyati haciz kararı verildiği, davacının anılan senetlerin tahsili için 22.01.2016 tarihinde senet borçluları aleyhine takip başlattığı;
davalı alacaklının ise 19.08.2015 düzenleme ve 15.09.2015 vade tarihli senede dayanarak 06.10.2015 tarihinde ihtiyati haciz talep ettiği ve 12.10.2015 tarihinde ihtiyati haciz kararı verildiği, davalının anılan senedin tahsili için 13.10.2015 tarihinde takip başlattığı, davalının alacağına dayanak senedin en son düzenlenebileceği tarih ihtiyati haciz talep tarihi olan 06.10.2015 tarihi iken, davacının alacağına dayanak senetlerin en son düzenlenebileceği tarihin ise 12.01.2016 olacağı bu tarihler gözönüne alındığında, davalı alacağının, davacının alacağından daha önce doğduğunun kabulü gerektiği, daha önce doğan alacağın,
daha sonra doğan alacak için muvazaa oluşturamayacağı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm tesisine, davanın reddine karar verilmiştir.
3- Bu karara karşı süresinde davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine muvazaalı tasarrufun, diğer alacaklı lehine yapılan borçlandırıcı işlemden sonraki tarihi taşıması gerektiği, daha önceki alacağın daha sonra doğan alacak için muvazaa oluşturmayacağı hususları bir arada değerlendirildiğinde davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/3946, K. 2024/1439, 13 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama