KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/403 E., 2024/2572 K.·Birleşen Antalya 1.ASLİYE Hukuk Mahkemesinin 2016/253 Esas -2016/395 Karar Sayılı Dosyası
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/104 E., 2022/577 K.
- Dava tarihi
- 08/11/2013
- Dava tarihi
- 18.05.2016
- Hüküm/karar
- Birleşen Davanın Kabulüne Asıl Davanın Hüküm Kurulmasına Yer olmadığına
Karar Metni
542 kelime·3 dk okuma
Asıl ve birleyen dava sıra cetveline itiraz davasında davacılar dava dilekçesinde özetle; dava dışı borçlunun aracı üzerinde icra haczinin fiilen ve kayden gerçekleştirildiğini ancak davalı bankanın araç üzerinde rehin bulunduğu gerekçesiyle borçlunun bankaya olan başka borçlarına mahsup edildiğini, bankanın sıra cetvelinde bulunmaması gerektiğini belirterek sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı borçlunun bankadan tüketici kredisi çekerken aracı için rehin sözleşmesi imzaladığı ve bu sözleşmede bankaya olan doğmuş ve doğacak tüm borçları için aracına rehin konmasını kabul ettiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece 25/10/2019 tarih 2016/434 Esas, 2019/366 karar sayılı ve asıl davadaki davacının asıl dava dosyasındaki haklarını birleşen dava dosyasında davacı olan ...'ya yazılı temlik sözleşmesi ile devretmiş olması nedeniyle asıl dosya davacısı açısından karar verilmesine yer olmadığına, dava dışı borçluya ait 07 CMG 47 plakalı aracın trafik kayıtları incelendiğinde üzerinde Türkiye Vakıflar Bankası...
Şubesi tarafından konulan 09/08/2007 tarihli rehin şerhinin bulunduğu, bu rehin ile borçlu ...'nın kullanacağı tüm kredi sözleşmeleri (Kredi Genel Sözleşmesi, Bireysel Paket Sözleşmesi, Tüketici Kredisi, Borçlanma ve Rehin Sözleşmesi vb.) kapsamında rehin sözleşmesinin düzenlendiği, ...'nın bankada mevcut ödenmeyen kredi borçları sebebiyle rehin sözleşmesinin halen devam ettiği, dolayısıyla Türkiye Vakıflar Bankasının icra dosyasında rehinli alacağı bulunduğundan öncelikle bu rehinli alacağın ödenmesi yönündeki icra müdürlüğü kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacılar vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz'in 01.12.2021 tarih 2021/1536 E. ve 2021/1928 K. sayılı ilamı ile bozularak dosya mahkemesine gönderilmekle, ilk derece mahkemesinin bozma ilamına uyarak verdiği asıl davada yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, birleşen davanın kabulüne ilişkin karar, asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Bozmaya uyulduktan sonra, ilk derece mahkemesince verilen karar, 6100 sayılı HMK 326/1'de yargılama giderlerinden sorumluluk hususu düzenlenmiş olup buna göre "Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir." denilmiştir. Somut olayda, birleşen dava kabul edilmesine rağmen harç ve vekalet ücretinden davalı taraf sorumlu tutulması gerekirken davacı tarafın sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olsa da, yapılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/403, K. 2024/2572, 10 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama