KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/4037 E., 2024/2407 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2024
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/555 E., 2023/909 K.
- Dava tarihi
- 29.05.2018
- Hüküm/karar
- Esastan Red
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/473 E., 2021/1125 K.
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma
1- İlk derece mahkemesince, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan aşkın zarara ilişkin alacak davasında taraflar arasındaki sözleşmenin, ödeme yeri ve şartlar başlıklı 12. maddesinde, hizmet işleri genel şartnamesinin 42. maddesine atıf yapıldığı, hizmet işleri genel şartnamesinin 42. maddesinde ise, hak edişlerin miktarı ve düzenleneceği tarih ve onay tarihlerine dair açık bir düzenleme olmadığı, dolayısıyla bu uyuşmazlıkta da kesin vadeden söz edilemeyeceği, munzam zarar istenebilmesi için yüklenicinin ihtarla temerrüde düşürülmesi gerekmesine ve davadan evvel böyle bir ihtar bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
2- İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi tarafından davacının munzam zararının tazminini isteyebilinmesi için usulüne uygun ihtarname ile temerrüte düşürmesi gerektiği, davacının bahsettiği 07/04/2015 tarihli dilekçenin Borçlar Kanunu md. 117 vd. kapsamında usulüne uygun bir ihtarname vasfı taşımadığı gibi davacı tacir olup, basiretli bir tacir olarak attığı imzaların anlam ve sonucunu kavrayabilecek durumda olduğu konusunda kuşku bulunmamakta olup sözleşmenin eki mahiyetindeki hizmet işleri genel şartnamesinin,
sözleşmenin 8. maddeye göre sözleşme hükümlerine çelişik olması halinde şartname hükümlerinin esas alınacağının belirtildiği, şartname kapsamında hakedişlerin ödenmesinin kesin vadeye bağlandığına dair bir düzenlenme bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3- Bu karara karşı davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; taraflar arasındaki sözleşmede ödeme hükmünün Hizmet İşleri Genel Şartnamesine atıf yaptığı, şartnameye göre ise ödeme için kesin vade öngörülmediği ve munzam zarar olarak nitelendirilen aşkın zararın istenebilmesi için borçlunun usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmesi gerektiği, dosya kapsamından kesin vade ve temerrüde düşürülme şartı gerçekleşmediği anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/4037, K. 2024/2407, 2 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama