KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/4053 E., 2024/4276 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1105 E., 2023/919 K.
- Hüküm/karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/24 E., 2022/345 K.
Karar Metni
462 kelime·2 dk okuma
1-İlk Derece Mahkemesince; eser sözleşmesinin bir türü olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan alacak, manevi tazminat, kâr kaybı ve cezai şart istemlerine ilişkin davada, bilirkişi raporunda yüklenici olan davacı tarafın kat karşılığı inşaat sözleşmesinde üzerine düşen edimleri yerine getirmediğinin, inşaat faaliyetine başlamadığının, binanın projesinin hazırlanmadığının ve binanın ruhsatının alınmadığının tespit edildiği, davacı tarafın kat karşılığı inşaat sözleşmesinde kendi üzerine düşen edimleri süresinde yerine getirmediği,
kendi edimini yerine getirmeyenin karşı taraftan edimini yerine getirmesinin beklenemeyeceği, davacının taleplerinde haksız olduğu, ancak tevhit işlemi için yaptığı masrafı talep etme hakkı olduğu, bunun da bilirkişi raporunda tespit edilen 11.486,65 TL olduğu, sözleşme tek taraflı olarak feshedilemeyeceğinden davalı taraftan cezai şart isteyemeyeceği, davacı tarafın müspet zararını ispatlayamadığı, kendi edimini yerine getirmediğinden manevi tazminatı hak etmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kâr kaybı, manevi tazminat ve cezai şart taleplerinin ayrı ayrı reddine, alacak isteminin kabulüne karar verilmiştir.
2-İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacılar vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesince; "davacı yükleniciler tacir olup, TTK'nın 18/2. maddesi gereğince sözleşmenin imzası ve ifası sırasında basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülükleri bulunmaktadır.
Bu bağlamda, davacılar her ne kadar tevhit işlemlerini tamamlamış bulunsalar da, devamında yapılması gereken proje çizimi, onaylatılması, inşaat ruhsatı alımı ve inşaata başlanması ile kararlaştırılan sürede inşaatın sözleşmeye, fen ve sanat kurallarına, imar mevzuatına uygun olarak tamamlanarak arsa sahiplerine teslim edilmesi edimlerini yerine getirmemiş, bu hususlarda basiretli bir tacir gibi davranmayarak, inşaatı süresinde teslim etmemişlerdir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da kalan sürede inşaatın bitirilemeyeceği belirlenmiştir. Bu durumda, davacıların yoksun kalınan kâr ve masraf talepleri yerinde olmadığı gibi, manevi tazminatın yasal şartları da oluşmamıştır.
Şu halde mahkemece bilirkişiler tarafından belirlenen ve davalının lehine yapılan masraflardan oluşan 11.486,65 TL menfi zararlarının tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3-Bu karara karşı süresinde davacılar vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; dosya kapsamı ve toplanan delillerden arsa sahiplerinin fesihte haklı olup davacıların tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre davacılar vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/4053, K. 2024/4276, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama